Forefather türkçesi Forefather nedir

Forefather ile ilgili cümleler

English: Do you know your forefather?
Turkish: Atanı biliyor musun?

Forefather ingilizcede ne demek, Forefather nerede nasıl kullanılır?

Forefathers : Ced. Cet. Ata.

İngilizce Forefather Türkçe anlamı, Forefather eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forefather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ancestors : Ecdat. Soy.

Parent : Anne veya baba. Soy. Ortak olarak bir yavruyu oluşturan anne ve baba. Ana ya da baba. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ebeveyn. Valideyn. Ana baba. Veli.

Antecedent : Evvel. Öncül. Mazi. Mukaddem. Takaddüm eden. Önceki. Sabık. Yerine zamir gelen isim. Önerti. Önce gelen.

Forbears : Sabretmek. Çekinmek. Vazgeçmek. Kendini tutmak. Tahammül. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Sakınmak. Boş vermek.

Ancestries : Atalar. Atalık. Ecdat. Soy. Sülale. Nesep.

Foreruns : Önde koşmak. Önceden göstermek. Önce gelmek. Kehanette bulunmak. Önde gitmek. Haberci. Tahmin etmek. Önceden haber vermek.

Root : Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. Kökleştirmek. Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Burnu ile eşelemek. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. Örtü kökü. Tutmak. Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı. Araştırmak. Kökleşmek.

 

Father : Yaratmak. Kurucu. Babalık yapmak. İcat etmek. Yaratıcı. Peder. Baba olmak. Üzerine atmak. Baba. Papaz.

Assign to : Görevlendirmek. Devretmek. Atama yeri. Temlik etmek.

Forefather synonyms : forebearing, forerunners, ascendant, sire, grandfather, ancestresses, ancestry, forebear, fathers, forerun, predecessors, donation, forefathers, predecessor, antecessor, forebears, alimentary toxic aleukia, forerunner, elder, patriarchate, patriarch, forbear, ancestor, ancient, ascendent, ataturk.

Forefather zıt anlamlı kelimeler, Forefather kelime anlamı

Descendant : Neslinden olan. Düşen şey. -in soyundan gelen kimse. Oğul. Soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. Torun. Birinin soyundan gelen kimse. Döl. İn soyundan gelen kimse.

Forefather ingilizce tanımı, definition of Forefather

Forefather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who precedes another in the line of genealogy in any degree, but usually in a remote degree. An ancestor.