Root türkçesi Root nedir
- Deşmek.
- Köken.
- Kökleşmek.
- İlkyazı.
- Kökleştirmek.
- Çakmak.
- Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Araştırmak.
- Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları.
- Kök salmak.
- Tutmak.
- Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb.
- Kök.
- Eşelemek.
- Tutturmak.
- Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı.
- Örtü kökü.
- Burnu ile eşelemek.
- Yerleşmek.
Root ile ilgili cümleler
English: Imagination is the root of all civilization.
Turkish: Hayal gücü, tüm uygarlığın köküdür.
English: Love of money is the root of all evil.
Turkish: Para her kötülüğün anasıdır.
English: Do you like root beer?
Turkish: Alkolsüz bira sever misin?
English: Poverty is the root of all evil.
Turkish: Yoksulluk bütün kötülüklerin kaynağıdır.
English: Money is the root of all evil.
Turkish: Para tüm kötülüklerin anasıdır.
Root ingilizcede ne demek, Root nerede nasıl kullanılır?
Root about : Altını üstüne getirmek. Karıştırmak.
Root and branch : Toptan. Kökten. Kökünden (bitirmek). Radikal. Hepsi. Tamamiyle. Kusursuz. Tepeden tırnağa. Tam. Kökünden (yok etmek).
Root around : Karıştırmak. Altını üstüne getirmek.
Root canal therapy : Kök kanal tedavisi. Dişin pulpasına ulaşmış çürük dokuların kazınarak uzaklaştırılması. Kanal tedavisi. Diş kanalı tedavisi.
Root cap : Kaliptra. Kök ucunda bulunan ve büyüme esnasında, bölünür hücreleri koruyan hücre tabakası. kök şapkası. yosunlarda genç kapsülün etrafını çeviren zarsı yapı. Kök şapkası.
Root element : Kök öğe.
Root effect : Root etkisi. Karbondioksitin kısmi basıncının artmasına bağlı olarak kanın oksiyen bağlama yeteneğinin azalması olayı.
Root cell : Alglerde tallusu zemine bağlayan saydam kaide bölgesi. bitkilerin kökündeki hücreler. 3.hemositoblast. 4.embriyo ya da erginde farklılaşmamış hücre; gerektiğinde bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşen, erginde hücre yenilenmesini sağlayan hücreler. Kök hücresi.
Root contours : Kök çevritleri.
Root crops : Kökü yenen sebzeler. Kök ürünleri.
İngilizce Root Türkçe anlamı, Root eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Root ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Indwells : Oturmak. Yerleştirmek. Oturtmak. İkamet etmek. Nüfuz etmek. İşlemek.
Delves : Derinlemesine araştırmak. Altüst ederek aramak. Kazmak. Bellemek. Arayıp taramak.
Radicate : Köklenmek.
Ginseng : Çin şifalı bitkisi. Ginseng. Özellikle panax ginseng (asya ginsengi) ve eleutherococcus senticosus (sibirya ginsengi) den elde edilen stresi ortadan kaldırmak amacıyla adaptojen olarak akciğer işlevlerini ve kan akımını artırıcı, hafızayı güçlendirici, toksinlerden arınmayı hızlandırıcı olarak ayrıca, yaşam süresini uzatmak ve hastalıklara karşı direnci artırmak için kullanılan bitkisel drog. Jinseng.
Ensconce oneself : Kurulmak. Gizlenmek. Büzülmek.
Dug out : Arayıp çıkarmak. İncelemek. Keşfetmek. Kazıp ortaya çıkarmak. Kürekleyerek çıkarmak (gömülmüş birini veya bir şeyi). Arayarak bulmak. Kazıp çıkarmak.
Genesis : İncil'in ilk kitabı. Oluş. Başlangıç. Oluşum. Yaratılış. Menşe. Doğuş. Hilkat. Türüm.
Descent : İnme. Çökme. Harf kuyruğu. İniş. Sukut. Madene inme. Miras kalma. Yokuş. Nesil. Baskın.
Indwelling : Nüfuz etmek. İşlemek. Oturtmak. Oturmak. Kalıcı. Yerleştirmek. İkamet etmek.
Plant : Yapıştırmak. İndirmek. Bitkilendirmek. Dikmek. Yerleştirmek. Ekmek. Yüklemek. Aşılamak (fikir). Bitki. Gizlemek.
Root synonyms : hottentot's bread, horseradish root, cocoyam, oyster plant, licorice root, mandrake root, sarsaparilla root, root word, rootage, word form, plant organ, prop root, eddo, hottentot bread, briarroot, bond, approve of, forage, grubs, plants, bases, chicory, delved, births, grubbed, check into, incise, clout, calamus, attach with, grubbing, stem, disinterred.
Root ingilizce tanımı, definition of Root
Root kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually with for. The underground portion of a plant, whether a true root or a tuber, a bulb or rootstock, as in the potato, the onion, or the sweet flag. As, rooted trees or forests. As, the swine roots the earth. Used chiefly in the participle. To enter the earth, as roots. To establish. To turn up the earth with the snout, as swine. As, the crowd rooted for the home team. To turn up or to dig out with the snout. To plant and fix deeply in the earth, or as in the earth. Hence, to wish earnestly for the success of some one or the happening of some event, with the superstitious notion that this action may have efficacy. To take root and begin to grow. To implant firmly. To fix the root. To shout for, or otherwise noisly applaud or encourage, a contestant, as in sports. Rooted dislike. Hence, to make deep or radical.

Bu kısımda Root kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Root ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Root anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Root ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.