Forebears türkçesi Forebears nedir

Forebears ingilizcede ne demek, Forebears nerede nasıl kullanılır?

Forebear : Ced. Cet. Ata.

Forebearing : Cet. Ata.

Forebay : Başhavuz. Yükleme havuzu. Su biriktirme havuzu.

Forebode : Önsezi. Uğursuz saymak. Önceden sezmek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. İçine doğmak.

Foreboded : Önceden sezmek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. Önsezi. İçine doğmak.

Forebodingly : Önceden hissederek.

Forebrain : Önbeyin. Beynin frontal parçası (anatomi terimi). Önbazit. Ön beyin.

Forebodings : Önceden hissetme. Önsezi. İçine doğma. İçe doğma. Hissikablelvuku. Malum olma. Sezi. Kötü bir şey olacağını sezme.

Forebodes : Önceden sezmek. Önceden haber vermek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önsezi. İçine doğmak. Belirtisi olmak.

Foreboder : Peygamber. Foreteller. Erkenden haber veren kimse. Kötü haber taşıyıcısı. Şom ağızlı. Olmadan önce birşeyleri hisseden kimse.

İngilizce Forebears Türkçe anlamı, Forebears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forebears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Save : Kayda geçirmek. Korumak. Kazandırmak. Kurtarma. (para) biriktirmek. Engellemek. Tutmak. Sayı yapmasını önlemek. İdareli kullanmak.

 

Father : Peder. Atfetmek. Babalık etmek. Baba. Çocuk yapmak. Baba olmak. Babalık yapmak. Papaz. Yaratıcı. Üzerine atmak.

Forefathers : Cet.

Forefather : Cet.

Hold back : Tedbirli olmak. Kendini tutmak. Zaptetmek. Söylememek. Geri tutma. Çekinmek. Zapt etmek. Durdurmak. Tutmak. Gizli tutmak.

Leave : İzin. Vazgeçmek. Sorumluluğuna bırakmak. Bırakmak. Ruhsat. Terk etmek. Terketmek. Ayrılmak (sevgileden vb). Veda. Müsaade.

Forbears : Sakınmak. Boş vermek. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Tahammül. Vazgeçmek. Kendini tutmak. Çekinmek. Kaçınmak. Sabretmek.

Stirpes : Aile. Soy. Kodak. Sülale.

Abstain : İçkiden uzak durmak. Çekimser olmak. Perhiz yapmak. Geri durmak. Kaçınmak. İçki içmemek. Çekimser kalmak. Çekinmek. Sakınmak. Perhiz etmek.

Ancestresses : Dede. Cet. Soy.

Forebears synonyms : leave alone, help oneself, ancestor, ancestries, leave behind, refrain, spare, stand by, ancestry, let it go, sit out, assign to, elder, donation, ancient, ataturk, alimentary toxic aleukia, help, antecessor, fathers, ancestors, forebear, antecedents, forbear.

Forebears zıt anlamlı kelimeler, Forebears kelime anlamı

Act : Rol oynamak. Görevini yapmak. Bölüm. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Numara yapmak. Oynamak (rol). Hareket etmek. Oynamak. Yapmak. Rol yapmak.