Foregut türkçesi Foregut nedir

  • Ön sindirim borucuğu.
  • Üst sindirim sistemi (anatomi terimi).
  • Ön mide.
  • Embriyoda, ağzın içeri çökmesiyle meydana gelen beslenme kanalının ön ucu. bazı omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının ektoderm ile astarlanmış olan bölgesi. stomodeum.
  • Ön bağırsak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Önmide.

Foregut ingilizcede ne demek, Foregut nerede nasıl kullanılır?

Foregather : Toplantı yapmak. Toplanmak. Bir araya gelmek. Beraber bir araya toplanmak. Karşılaşmak.

Foregathered : Bir araya gelmek. Toplanmak. Beraber bir araya toplanmak. Karşılaşmak. Toplantı yapmak.

Foregift : Avans. Peşinat. Ön ödeme.

Forego : Bırakmak. Önce gitmek. Vazgeçmek. Önceden gitmek. Önce gelmek.

Foregoer : Önceden kalmış. Önce gelen şey veya kimse. Önceden gelen. Önde olan veya önce giden şey veya kimse.

Foregoers : Önceden gelen. Önce gelen şey veya kimse. Önde olan veya önce giden şey veya kimse. Önceden kalmış.

Foregone : Beklenen. Önceden kararlaştırılmış. Önceden bilinen. Geçmiş. Daha önce olmuş. Önceden belirlenmiş. Kaçınılmaz.

Foregone conclusion : Olağan sonuç. Belli sonuç. Beklenen sonuç. Kaçınılmaz sonuç. Kaçınılmaz akıbet. Kaçınılmaz son. Olağan durum. Önceden belli olan sonuç.

Foreground partition : Ön bellek bölümü.

Foregoes : Önce gelmek. Önceden gitmek. Vazgeçmek. Bırakmak.

 

İngilizce Foregut Türkçe anlamı, Foregut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foregut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underbrush : Çalılık. Çalılar ve ağaççıklar (ormandaki veya korudaki büyük ağaçların altında yetişen). Çalı örtüsü. Ağaç altındaki çalılık. Ormanaltı bitkileri. Alt flora.

Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Bosk : Gölgeli. Küçük ağaç ayaklığı (eski kullanım).

Botany : Bitki bilim. Bitkibilim. Botanik. Biyolojinin bitkilerle ilgilenen kısmı. botanik. Bitkibilimi. Bitki bilimi.

Suppress : Örtbas etmek. Saklamak. Lağvetmek. Ortadan kaldırmak. Zulmetmek. Yayınlanmasını yasaklamak. Dindirmek. Durdurmak. Bastırmak. Hasıraltı etmek.

Flora : Bitey. Yeşil örtü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki türlerinin tümü, bitki topluluğu. herhangi bir canlı veya organ üzerindeki mikroorganizmaların tümü. Flora. Bir bölgenin bitki örtüsü topluluğu. Mikrobiyel çeşitlilik. Belli bir organdaki mikroplar. Belli bir bölgede yetişen bitki. Bitki örtüsü.

Bury : Daldırmak. Defin yapmak. Defnetmek. Defin etmek. Gizlemek. Toprağa vermek. Örtmek. Saklamak. Cenaze kaldırmak. Gömmek.

Proventriculus : Ön mideler. Geviş getiren hayvanlarda işkembe, börkenek ve kırkbayıra verilen ad, proventrikulus. Proventrikulus.

 

Stomodaeum : Stomodeum. Önbağırsak.

Foregut synonyms : old growth, second growth, vegetation, a chromosome, unlearn, rain forest, a cell, abacus bodies, aardwolf, stomodeum, undergrowth, rainforest, abramis zone, aardvarks, a site, wood, underwood, abiotic environment, tree, abambulacral area, woods, a cells, grove, a protein, abiotic factor, repress, acacia, abductor muscle, virgin forest, jungle.

Foregut zıt anlamlı kelimeler, Foregut kelime anlamı

Fauna : Hayvanat. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Direy. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Bölge hayvanlarının tümü. Doğay. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu.

Remember : Düşünmek. Aklına gelmek. Anımsamak. Aklında tutmak. Görmek. Yadetmek. Hatırlamak. Hatırda tutmak. Anmak. İhmal etmemek.

Foregut ingilizce tanımı, definition of Foregut

Foregut kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The anterior part of the alimentary canal, from the mouth to the intestine, or to the entrance of the bile duct.