Foreign countries türkçesi Foreign countries nedir

Foreign countries ile ilgili cümleler

English: Japan depends on foreign countries for oil.
Turkish: Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.

English: A passport identifies you as a citizen of a country and allows you to travel to foreign countries.
Turkish: Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.

English: He often travels to foreign countries.
Turkish: O sık sık yabancı ülkelere seyahat eder.

English: I have been to more than ten foreign countries so far.
Turkish: Şimdiye kadar ondan fazla yabancı ülkeye gittim.

English: I have many friends in foreign countries.
Turkish: Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.

Foreign countries ingilizcede ne demek, Foreign countries nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Yabancılık. Yurt dışı. Yurtdışı. Yabancı madde. Yabancı. Ülke dışı. Dış. Dıştan gelme. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde.

Countries : Diyar. Taşra. Toprak. Ülke. Arazi. Memleket. Ülkeler. Köy. Sayfiye.

Published work in foreign countries : Bir ülkenin dışında kalan bir ülkede yayımlanmış yapıt. Yabancı ülkelerde yayımlanmış yapıt.

Foreign accent : Yabancı aksanı. Yabancı aksan. Bir başka dilin telaffuz özelliği stili.

Foreign access zone : Serbest üretim bölgesi. Üretim etkinlikleriyle sınırlı serbest bölge.

Foreign address : Yabancı adres.