Foreplay türkçesi Foreplay nedir
- Ön oyun.
- Cinsel ilişkiden önce oynaşma.
- Cinsel ilişkiden önceki ön sevişme.
- Ön sevişme.
- Önsevişme.
- Peşrev.
Foreplay ile ilgili cümleler
English: What do you and your boyfriend usually do for foreplay?
Turkish: Sen ve senin erkek arkadaşın genellikle ön sevişme için ne yaparsınız?
English: He ejaculated while we were still having foreplay.
Turkish: O biz hâlâ ön sevişme yaparken boşaldı.
Foreplay ingilizcede ne demek, Foreplay nerede nasıl kullanılır?
Foreplays : Önsevişme. Ön sevişme. Ön oyun. Peşrev. Cinsel ilişkiden önce oynaşma.
Forepleasure : Cinsel uyarılmanın şiddetlenmesine sebep olan hoşa giden zevkli hisler veya algılar (cinsel ilişkide). Ön haz.
Forepart : Ön taraf. Pruva. İlk kısım.
Foreparts : Pruva. Ön taraf.
Forepaw : Hayvanın ön patisi. Ön pati.
Fore and aft rigged : Sübye armalı.
Fore and aft : Omurga hattı boyunca ilerleyen baş kıç hattı. Pruva-pupa hattı. Baş ve kıç istikametinde. Baştan kıça kadar.
Fore and aft rig : Velena donanımı.
Fore end : El kundağı.
Forepaws : Hayvanın ön patisi. Ön pati.
İngilizce Foreplay Türkçe anlamı, Foreplay eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foreplay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sexual activity : Seksle alakalı faaliyetler. Cinsel faaliyet. Cinsel aktivite.
Preludes : Giriş yapmak. Prelüd. Başlangıç yapmak. Prelüt çalmak. Başlangıç. Üvertür. Önoyun. Prelüt. Giriş tarzı olay.
Prologue : Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyundan önceki bölüm. antik tiyatro döneminde euripides'in, tra- gedya'ya; plautus'un da komedyaya getirdikleri söz. oyuna konu olan olaydan önce geçenleri özetler. modern tiyatroda oyunun anlamı üzerinde bilgi verir. Giriş kesimi. Giriş bölümü. Önsöz. Prolog. Oyunun ana bölümünden önce bilgi vermede kullanılan giriş bölümü. oyuna konu olan olgudan önce geçenleri özetler. Öndeyiş. Başlangıç. Girizgah.
Arousal : Canlandırma. Uyandırma. Uyarılma. Uyarma. Heyecan.
Snuggling : Sarınıp yatmak. Sarılmak. Sokulmak. Yanına kıvrılmak. Sarılıp yatmak. Kıvrılmak. Sokulma. Sokulan. Kıvrılıp yatmak. Kucaklamak.
Smooching : Öpme. Öpüşerek dans etmek. Öpüşmek. Öpüşüp koklaşmak.
Stimulation : Stimülasyon. Uyandırma, uyarma, tembih, uyarım. Uyartı. Teşvik. Dürtü. Harekete geçirme. Bir uyarının sinir hücresinde oluşturduğu kimyasal veya elektriksel değişmeler, stimülasyon. . Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dürtme. Tahrik.
Cuddling : Sarılma.
Necking : Kolon pervazı. Sarmaş dolaş öpüşme. Belverme. Boyun. Sarmaş dolaş olma.
Caressing : Okşama. Şefkatli. Sevecen. Tatlı. Okşayış.
Foreplay synonyms : sex activity, sexual practice, hugging, kissing, sex, feel, overture, grape, prelude, curtain raiser, fondling, foreplays, petting, preluded.

Bu kısımda Foreplay kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foreplay ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foreplay anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foreplay ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.