Fortune teller türkçesi Fortune teller nedir

Fortune teller ile ilgili cümleler

English: They went to a fortune teller.
Turkish: Onlar bir falcıya gitti.

English: Jale showed Ken another fortune teller.
Turkish: Jale Kene başka bir falcı gösterdi.

English: Ali went to a fortune teller.
Turkish: Ali bir falcıya gitti.

English: Melanie is not a fortune teller.
Turkish: Melanie falcı değildir.

Fortune teller ingilizcede ne demek, Fortune teller nerede nasıl kullanılır?

Fortune : Varlık. Uğur. Baht. Zenginlik. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Gelecek. Fal. Devran. Kaza.

Teller : Anlatan kimse. Oy sayıcı. Banka veznedarı. Banka memuru. Veznedar. Veznedar (bankada). Banka gişesindeki memur. Anlatan. Söyleyen. Banko asistanı.

Fortune cookie : Talih pastaları. Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası. Fal kurabiyesi. Talih kurabiyesi. İçinden fal çıkan çin kurabiyeleri. Şans kurabiyesi.

Fortune cookies : Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası. Talih pastaları. İçinden fal çıkan kurabiyeler.

Fortune hunter : Servet avcısı. Servet düşkünü. Evlenerek zengin olmak isteyen.

Fortune listing : Fortune listesi. Amerika birleşik devletleri'nde en büyük 500 sanayi şirketlerinin listesi.

 

İngilizce Fortune teller Türkçe anlamı, Fortune teller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fortune teller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soothsayer : Gaipten haber veren kimse. Kahin. Müneccim.

Caretakers : Temizlik görevlisi. Hademe. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Bekçi. Ev bekçisi. Odacı. Koruyucu. Kapıcı. Yönetici.

Wise woman : Büyücü kadın (iyi). Ebe.

Clairvoyant : Geleceği söyleyen falcı. Geleceği gören. Durugörür. Görülemeyen şeyleri görebilen. Görülemeyen şeyleri görebilen kimse. Geleceği görebilen (kimse). Kahin. Geleceği görebilen.

Caretaker : Kapıcı. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Odacı. Ev bekçisi. Yönetici. Hademe. Temizlik görevlisi. Bekçi. Koruyucu.

Seer : Geleceği gören. Gaipten haber veren kimse. Kahin. Gören kimse. Bilici. Peygamber.

Divines : İlahi. Hissetmek. Kehanette bulunmak. Harikulade bulmak. Sezmek. İçine doğmak. Gaipten haber vermek. Kutsal. Tahmin etmek.

Dry nurse : Emzirmeyen dadı. Dadı. Emzirmeyen bebek bakıcısı.

Divined : Tahmin etmek. İlahi. Kehanette bulunmak. Kutsal. Sezmek. Gaipten haber vermek. İçine doğmak. Harikulade bulmak. Hissetmek.

Seers : Kahin. Gaipten haber veren kimse. Gören kimse. Geleceği gören. Peygamber.

Fortune teller synonyms : attendant, fortunetellers, pythoness, carer, companionways, fortuneteller, keepers, diviners, seer of visions, sibyls, sibyl, caregiver, clairvoyants, care taker, companion, geomancer, minder, carers, companionway, companions, divine, keeper, diviner.