Teller türkçesi Teller nedir

  • Veznedar.
  • Gişe elemanı.
  • Banka memuru.
  • Banko asistanı.
  • Söyleyen.
  • Anlatıcı.
  • Anlatan.
  • Veznedar (bankada).
  • Anlatan kimse.
  • Banka gişesindeki memur.
  • Banka veznedarı.
  • Oy sayıcı.

Teller ile ilgili cümleler

English: Ali went to a fortune teller.
Turkish: Ali bir falcıya gitti.

English: My son tried to become a teller of funny stories.
Turkish: Oğlum komik hikayelerin anlatıcısı olmak için çalıştı.

English: Jale showed Ken another fortune teller.
Turkish: Jale Kene başka bir falcı gösterdi.

English: Melanie is not a fortune teller.
Turkish: Melanie falcı değildir.

English: They went to a fortune teller.
Turkish: Onlar bir falcıya gitti.

Teller ingilizcede ne demek, Teller nerede nasıl kullanılır?

Automated teller machine : Bankomat. Otomatik vezne makinesi. Bankamatik. Otomatik para makinesi. Para çekme makinesi. Manyetik bir kart kullanılarak üzerinden işlemler yapılabilen makine. Otomatik vezne. Otomatik para makinası. Özdevimli vezne. Otomatik para çekme makinesi.

Automatic teller machine : Otomatik para makinesi. Atm makinesi. Para çekme makinesi. Bankomat. Otomatik vezne. Otomatik vezne makinesi. Bankamatik. Manyetik bir kart kullanılarak üzerinden işlemler yapılabilen makine.

Automatic teller : Otomatik vezne. Para çekme makinesi. Bankomat.

 

Bank teller : Banka memuru.

Fortune teller : Falcı kadın. Falcı. Bakıcı.

Foreteller : Peygamber. Önceden haber veren kimse.

Foretellers : Peygamber. Önceden haber veren kimse.

Tellers : Veznedar (bankada). Veznedar. Banka memuru. Banko asistanı. Banka veznedarı. Anlatan kimse. Gişe elemanı. Banka gişesindeki memur. Söyleyen. Anlatan.

Story teller : Hikaye anlatıcı.

Paying teller : Tediye veznedarı. Ödeme veznedarı.

İngilizce Teller Türkçe anlamı, Teller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pursuer : Davacı. Kovalayan kimse. Dava eden. Muhasebeci. Takipçi. İzleyen.

Exemplifier : Gösterici. Örneklerle gösteren kimse.

Functionary : İşlevleri olan kimse. Görevli. Atanan. Memur. Tayin edilen.

Treasurers : Hazinedar. Mali işler sorumlusu. Hazine sorumlusu.

Expositive : İzah edici. Serimleyici. Betimsel. Açıklayan. İzah eden. Açıklayıcı. Tanımlayıcı. Sergileyici. Yorumlayıcı.

Scrutineers : Oy sayan kişi. Oy sayım memuru. Sorgu hakimi. Eleştirmen. Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının).

Relator : Muhbir. Hikaye eden. Ele veren.

Discoursers : Konferansçı. Konuşmacı.

Payer : Ödeyen. Ödeyen kimse. Muhatap. Borçlu taraf. Borcunu ödeyen, parayı kendi ya da başkası adına ödeyen. Ödeyecek olan. Ödeme yapan kimse. Borcu ödeyen.

Teller synonyms : edward teller, tellers, depictors, expository, commentator, bank cashier, cofferer, treasurer, canvasser, bank teller, enunciators, explicator, explainer, cashiering, bank clerk, depictor, explicative, paymaster, narrator, narrators, narrater, paymasters, discourser, cashier, explainers, vote counter, describer, enunciator, expressive, cashiered, official, describers, commentators.

Teller ingilizce tanımı, definition of Teller

Teller kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An informer, narrator, or describer. One who tells, relates, or communicates.