Tellers türkçesi Tellers nedir

  • Banka gişesindeki memur.
  • Banka memuru.
  • Gişe elemanı.
  • Banka veznedarı.
  • Anlatıcı.
  • Banko asistanı.
  • Anlatan kimse.
  • Veznedar (bankada).
  • Veznedar.
  • Söyleyen.
  • Anlatan.

Tellers ingilizcede ne demek, Tellers nerede nasıl kullanılır?

Tellership : Kasadarlık. Veznedarlık.

Foretellers : Peygamber. Önceden haber veren kimse.

Fortunetellers : Başa gelecekleri söyleyen ve geleceği önceden haber veren kimse. Falcı.

Storytellers : Anlatımcı. Masalcı. Hikaye anlatıcısı. Hikaye anlatan kimse. Hikayeci. Hikaye anlatıcı. Öykücü. Martavalcı. Palavracı.

Automated teller machine : Özdevimli vezne. Manyetik bir kart kullanılarak üzerinden işlemler yapılabilen makine. Otomatik para makinası. Otomatik para makinesi. Otomatik vezne. Para çekme makinesi. Bankomat. Otomatik vezne makinesi. Bankamatik. Otomatik para çekme makinesi.

Fortuneteller : Falcı. Başa gelecekleri söyleyen ve geleceği önceden haber veren kimse.

Fortune teller : Falcı kadın. Bakıcı. Falcı.

Foreteller : Peygamber. Önceden haber veren kimse.

Automatic teller : Otomatik vezne. Bankomat. Para çekme makinesi.

Receiving teller : Tahsilat veznedarı.

İngilizce Tellers Türkçe anlamı, Tellers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tellers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Narraters : Hikaye anlatan kimse. Sunan. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator).

Narrator : Ortaçağ'da oyun sırasında az da olsa anlatan, özet ve yorum yapan ya da oyunun bölümlerini birbirine bağlayan oyuncu. çağdaş tiyatroda özellikle göstermeci nitelikteki oyunlarda sahne üzerinde geçmeyen kişileri ve olayları özetleyen yoruma yardımcı oyun kişisi. Öykülemeyi yapan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öyküleyici. Ekran okuyucusu. Sunan. Anlatımcı. Aktarımcı. İletişim.

Treasurer : Mali işler sorumlusu. Baş mali yönetici. Kasadar. Haznedar. Hazinedar. Mali işlere bakan kişi. Veznedarlık. Hazine sorumlusu.

Payer : Ödeyen kimse. Ödeme yapan. Ödeyici. Borcu ödeyen. Ödeyen. Ödeme yapan kimse. Muhatap. Ödeyecek olan.

Storyteller : Masalcı. Anlatımcı. Hikaye anlatıcısı. Yalancı. Öykücü. Martavalcı. Öykü anlatan kimse. Hikayeci. Hikaye anlatıcı. Palavracı.

Narrater : Sunan. Hikaye anlatan kimse. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator).

Treasurers : Hazinedar. Hazine sorumlusu. Mali işler sorumlusu.

Cashiering : İşine son vermek. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Atmak. Kasa. Kovmak. Vezneci (bankada). Kasiyer. Kasadar.

Expositive : Betimsel. İzah edici. Açıklayıcı. Tanımlayıcı. Serimleyici. Açıklayan. İzah eden. Yorumlayıcı. Sergileyici.

Tellers synonyms : verbalizer, edward teller, griot, verbaliser, bank teller, describer, speaker, describers, explainer, cofferer, fabulist, commentators, bank clerk, discourser, enunciators, depictor, teller, explicative, utterer, talker, relator, bank cashier, raconteur, enunciator, explicators, anecdotist, expository, paymaster, paymasters, explicator, depictors, pursuer, exemplifier.

 

Tellers zıt anlamlı kelimeler, Tellers kelime anlamı

Female : Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dişil. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. Dişi. Kadınlara ait. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Kız. Kadın. Bayan atlet.