Fossilisation türkçesi Fossilisation nedir

  • Fosilizasyon.
  • Fosilleşme.
  • Tarihi geçme (ayrıca fossilization).
  • Taşıllaşma.
  • Taş kesilme.
  • Fosilleşme işlemi.
  • Demode olma.
  • Çağın gerisinde kalma.
  • Taşa dönüşme süreci.

İngilizce Fossilisation Türkçe anlamı, Fossilisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fossilisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activity : Etkinlik. Eyleyim. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Hareket halinde olma. İşlem. Kuvvet. Hareketlilik. İşleklik. Fiil. Eylem.

Lapidification : Taşa dönüşme. Taşlaşma.

Passage : Akış. Geçit. Dehliz. Bent. Parça. Bölüm. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Bilet ücreti. Paragraf.

Obsolescence : Fiziki yıpranma veya aşınmaya bağlı olmaksızın bir malın ömrünün; iktisadi, teknolojik ya da başka bir dışsal değişme dolayısıyla kısalması. bk. battallaşma. Bir türün gittikçe azalarak sonuçta ortadan kaybolması; fizyolojik bir olayın ya da bir yapının yavaş yavaş bitmesi. Kullanılmaz olma. Biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Değerini kaybetme. Teknolojideki gelişmeler dolayısıyla iktisadi değerin yitirilmesi. Daha etkin makine veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkması dolayısıyla sermaye malının değerinin düşmesi. Obsolesans. Önemini kaybetme.

 

Action : Çarpışma. Kuvvet. Olayların gelişimi. Amel. Faaliyet. Etkileme. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Devinme. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi.

Transition : Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması. Bağlantı. Geçiş. İntikal. Dönüşüm. Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur. Hal değişikliği. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir durum, evre ya da biçimden ötekine niteliksel değişim. Değişme.

Petrifaction : Taşıl. Fosil. Taşlaşma.

Petrification : Bir çözeltinin mineral maddelerle doyarak katı duruma geçmesi. Petrifikasyon. Taşlaşma.

Fossilization : Bitki, hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi.

Fossilisation synonyms : natural process, natural action.