Fostering türkçesi Fostering nedir

  • Teşvik etmek.
  • Besleme.
  • Koruyucu ailelik.
  • Sütannelik.
  • Büyütmek.
  • Beslemek.
  • Bakmak.
  • Teşvik etme.
  • Gelişmesine yardım etme.
  • Gayretlendirmek.
  • Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme.
  • Kabullendirme.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Fostering ingilizcede ne demek, Fostering nerede nasıl kullanılır?

Foster brother : Sütkardeş.

Foster brother or sister : Süt kardeş.

Foster child : Büyütme. Süt çocuk. Manevi evlat. Sütevlat. Üvey evlat. Evlatlık. Sütçocuk. Bakılan çocuk. Süt evlat.

Foster cow : Bakıcı inek. Bir ineğin kendisine ait olmayan bir buzağının annesi olması.

Foster family : Evlat edinen aile. Bakıcı aile. Koruyucu aile. Evlat edinilmiş aile. Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile.

Foster mother : Süt anne. Sütanne. Kendisinin olmayan bir çocuğun bakımını ve yetiştirilmesi sorumluluğunu üzerine alan kadın. Koruyucu anne.

Fosterage : Evlatlık büyütme. Evlat edinme. Teşvik. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme.

Foster nurse : Süt dadı. Sütnine.

Foster parents : Süt aile. Çocuğa kendi çocukları gibi bakan aile. Koruyucu anne baba. Evlatlığa bakan ana baba.

Foster parent : Çocuk yetiştirirken biyolojik anne babanın yerini alan kadın veya erkek. Koruyucu anne baba. Evlat edinen anne veya baba. Üvey anne baba.

 

İngilizce Fostering Türkçe anlamı, Fostering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fostering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attend : Devam etmek. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak. Beklemek. Dinlemek. Bulunmak. İlgilenmek. Hizmet etmek.

Cathects : (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak. Canlandırmak. Gayrete getirmek.

Attended : Hizmet etmek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak. Kulak vermek. Devam etmek. Dinlemek. Katılmak. Beraberinde getirmek. Eşlik etmek.

Attends : Dinlemek. Beraberinde getirmek. Hizmet etmek. Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Katılmak. Hazır bulunmak. Kulak vermek. Devam etmek.

Gavage : Gavaj. Sonda ile besleme.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Cherishes : Değer vermek. Değerli tutmak. Yaşatmak (kalbinde). Kuşsütü ile beslemek. Gütmek. Bağrına basmak. Şefkat göstermek. Aziz tutmak. Üzerine titremek.

Feeds : Sağlamak. Beslenmek. Besin sağlamak. Yemler. Yemek yemek. Desteklemek.

Augment : Arttırmak. Büyümek. Artırmak. Değerlenmek. Değerlendirmek. Artmak. Uzatmak. Çoğalmak. Uzamak. Çoğaltmak.

Handmaids : Yanaşma. En büyük yardımcı. Evlatlık. Hizmetçi. Hizmetçi kız.

Fostering synonyms : handmaidens, cheer, acculturation, amplify, fosterage, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, furthering, incentive, exhortations, breed, bred, countenancing, fostered, breeding, abamectin, abdominal palpation, care for, handmaid, blow up, feeding, depasture, bring up, encouragements, a c syndrom, embolden, countenance, inducing, exhortation, be a father to, abdominal fat necrosis, incitations, encourages.

Fostering zıt anlamlı kelimeler, Fostering kelime anlamı

Discouragement : Engel. Vazgeçme. Cesaretsizlik. Hevesin kırılması. Hevesini kırma. Cesaretin kırılması.