Freenet türkçesi Freenet nedir

  • Serbest telsiz çevrimi.
  • Bilgisayarla işlenmiş kaynakları ücretsiz halka açık olarak sağlayan ağ (bilgisayar).

Freenet ingilizcede ne demek, Freenet nerede nasıl kullanılır?

Freenets : Kullanımı ücretsiz ağlar. Serbest telsiz çevrimi. Ücretsiznet'ler. Bilgisayarla işlenmiş kaynakları ücretsiz halka açık olarak sağlayan ağ (bilgisayar).

Freeness : Parasızlık. Hür olma. Serbestçe. Rahatlık. Serbestlik. Açıklık. Hamurun serbestlik derecesi. Bağımsızlık. Muaf tutma durumu. Özgür olma durumu.

Carefreeness : Gamsızlık. Tasasızlık.

Free access : Ücretsiz erişim.

Free acid : Serbest asit.

Free area : Serbest bölge.

Free alongside ship : Supalan. Gemi bordasında teslim. Malın, geminin bordasında alıcıya teslimi (kısaca f. a. s.). Gemide teslim. Geminin yanında teslim. Fas. Fas rıhtımda teslim. Gemi doğrultusunda teslim. Gemi yanında teslim.

Free agency : Davranış özgürlüğü.

Free and out : Malın gemi ambarına konulma ve düzenli yığma giderlerinin satıcıya, ambardan çıkarma giderlerinin de alıcıya ilişkin olması. satıcıya ilişkin gemi ambarına konulma ve düzenli yığma giderleriyle alıcıya ilişkin ambardan çıkartma ve boşaltma giderleri. Yükleme-boşaltma giderleri.

Free admission : Ücretsiz giriş. Duhuliyesiz.

İngilizce Freenet Türkçe anlamı, Freenet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Freenet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change : Takas etmek. Haline gelmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişim. Değişime uğratmak. Tebdil etmek. Değiş tokuş etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Aktarmak.

Ice : Üzerine krema sürmek. Buzla kaplamak. Değerli taş. Şekerle kaplamak. Donmak. Suyun katı biçimi. Dondurmak. Pırlanta. Buzda soğutmak. Buzlanmak.

Deep freeze : Buzluk. Derin dondurucu. Dondurup saklamak. Dipfriz. Dondurmak.

Stop dead : Birden durmak. Aniden durmak. Birdenbire durmak. Aniden bırakmak.

Settle on : Azmetmek. Karar vermek. Uzlaşmaya varmak. Uzlaşmak.

Quick freeze : Hızlı dondurmak. Şoklamak. Çabuk dondurmak.

Fixate : Takmak. Bağlamak. Tesbit etmek. Yapıştırmak. Katılaştırmak. Sabitleştirmek. Gözlerini dikmek.

Alter : Değişmek. Hadım etmek (hayvan). Başkalaşmak. Evirmek. Değişiklik yapmak. Değişim geçirmek. Başkalaştırmak. Kısırlaştırmak. Değiştirmek. Hadım etmek.

Freenets : Ücretsiznet'ler. Kullanımı ücretsiz ağlar.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.

Freenet synonyms : flash freeze, modify.

Freenet zıt anlamlı kelimeler, Freenet kelime anlamı

Move : Hamle. Kımıldatmak. Teklif etmek. Hareket etmek. Kıpırdatmak. Taşınmak. Tahrik etmek. Kıpırdamak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Hareket.

Boil : Fokurdatmak. Kısaltmak. Köpürmek. Kaynama. Kaynamak. Fokurdamak. Kaynatma. Pişmek. Kaynama çekidi. Pişirmek.