Freons türkçesi Freons nedir

  • Soğutucu gaz olarak kullanılan klorofluoro-karbon.
  • Freon.

Freons ingilizcede ne demek, Freons nerede nasıl kullanılır?

Freon : Soğutucu gaz olarak kullanılan klorofluoro-karbon. Freon. Metandan türetilmiş, tümü soğutucu olarak kullanılan kimi halojenil hidrokarbonların tecimsel adı. Soğutucu olarak kullanılan gazlı veya sıvı maddeler grubu için kullanılan marka ismi (kimya).

Freak : Garip bir olay. Garip. Kapris. Heves. Küplere binmek. Heyecanlanmak. Küplere bindirmek. Acayip. Çılgına dönmek. Çılgına döndürmek.

Freak of nature : Ucube. Hilkat garibesi.

Freak out : Tepesi atmak. Uyuşturucu ile hayallere dalmak. Aşırı heyecanlanmak. Dağıtmak. Balatayı sıyırmak. Çılgın atmak. Şalteri atmak. Uyuşturucuyla hayal alemine dalma. Uçmak. Balatayı yakmak.

Freak show tent : Seyredenleri şaşırtacak, birtakım olağandışı insanların, yaratıkların sergilendiği çadır. Tuhaflıklar cadın.

Freaked : Tuhaf. Acayip. Normal dışı. Şaşırmış. Afallamış. Bir şeye tiryaki gibi tutkuyla bağlı olan.

Freakishness : Anormallik. Tuhaflık. Acayiplik. Gariplik. Kaprisli olma. Acayiplik (argo terim).

Freakily : Garip bir şekilde.

Freakiness : Tuhaflık. Gariplik. Acayiplik.

Freaked out : Kontrolünü kaybetmiş. Uçmak. Aşırı heyecanlanmak. Uyuşturucu ile hayallere dalmak.

 

İngilizce Freons Türkçe anlamı, Freons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forefront : Önyüz. Ön saf. Ön plan. Ön sıra. En öndeki yer. Ön taraf. Bir yapının ya da üzerinde oturmakta olduğu yer bölümün yola bakan yüzü.

Frontmost : Öndeki. En ön. Ön tarafta en uzakta bulunan. İleride en başta bulunan.

Head on : Direkt. Kafa kafaya. Kafadan. Burun buruna. Doğrudan.

First : Önce. İlk kez. Başta gelen. Önde gelen. Birincilik. İlkönce. En büyük. Birinci. Mükemmel. Öncelikle.

Advance : İleri gitmek. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. İlerletmek. Terfi ettirmek. Gelişme. Artmak. Terfi. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Öne sürmek. Öne almak.

Advanced : İleri düzey. İleri derecede. İleri düzeyde. İleri. Öncü. İleri derece. Modern. Yüksek. İlerlemiş.

Face : Kaplamak. Şekil. Yönelmek. Yüz ifadesi. İtibar. Dış görünüş. Saygınlık. Bakmak. Görünüş. Karşı karşıya gelmek.

Frontal : Alın. Alna ait. Cepheden. Alın kemiği. Alın. balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Alın+. Cepheye ait. Cephe+. Mihrap örtüsü. Frontal.

Front end : Kullanıcı arabiriminden sorumlu olan program bölümü. Ön araba. Kullanıcı arayüzünü kontrol eden program bölümü. Başlangıç aşaması. Ön uç. Ön taraf.

 

Forepart : Ön taraf. İlk kısım. Pruva.

Freons synonyms : freon, anterior, foremost, in advance, side, fore, head.

Freons zıt anlamlı kelimeler, Freons kelime anlamı

Aft : Kıça doğru (gemi). Arka tarafta (gemi). Kıçta (gemi). Geri. Kıçta. Arka. Geriye doğru. Kıç tarafta (gemi). Gerisinde. Arkasında.

Posterior : Art. Posteriyör. Sonraki. Popo. Gerideki. Arkadaki. Kıça yakın. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Arka, arkada bulunan, arka kısımla ilgili.

Last : Sürmek (süre vb). Son şey. Son. Tutunmak. Kundura kalıbı. Sonuncu. Ayakkabı kalıbı. Devam etmek. Ölüm. Sürmek.

Freons antonyms : back, rear.