Freshwater türkçesi Freshwater nedir

  • Tatlısu.
  • Taşra.
  • Denize alışkın olmayan.
  • Tatlısuda yaşayan.
  • Tatlı suya ait.
  • Tatlı su.
  • Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri.
  • Tatlı suda yaşayan.
  • İç sular.
  • Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular.

Freshwater ile ilgili cümleler

English: There are both freshwater and saltwater mussels.
Turkish: Hem tatlı hem de tuzlu su midyesi var.

English: I believe this fish is a freshwater fish.
Turkish: Bu balığın bir tatlısu balığı olduğuna inanıyorum.

English: Poyang Lake is the largest freshwater lake in China.
Turkish: Poyang Gölü Çin'deki en büyük tatlısu gölüdür.

English: In my opinion, this is a freshwater fish.
Turkish: bence bu bir tatlı su balığıdır.

Freshwater ingilizcede ne demek, Freshwater nerede nasıl kullanılır?

Freshwater crab : Tatlı su yengeci. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 5 cm kadar uzunlukta, göl ve ırmak kenarlarında taşların altında yaşayan bir tür.

Freshwater crayfish : Kerevit. Tatlı su istakozu. Kerevides. Karavide. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 10-12 cm kadar uzunlukta, çamurlu olan tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı türü. kerevit, kerevides.

Freshwater dolphins : Memeliler (mammalia) sınıfının, balinalar (cetacea) takımının, dişli balinalar (odontoceti) alt takımından, ağızları ince ve yassı bir biçimde uzamış, dişleri çok, sırt yüzgeçleri körelmiş türlere sahip bir familya. Irmak yunus balığıgiller. Tatlısu yosunu.

 

Freshwater fish : Tatlı su balığı.

Freshwater fisheries : İç su balıkçılığı. İç sularda yapılan su ürünleri üretimi ve avcılığı.

Freshwater lake : Tatlı su gölü.

Freshwater perch : Tatlı su levreği. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, bütün asya ve avrupa tatlı sularında yaşayan bir tür.

Freshwater hydra : Çok hücrelilerin (metazoa), sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumunun, hidralar (hydrozoa) sınıfından, torba biçiminde vücutlu, üst kısmında bir ağız ve çevresinde dokunaçlar bulunan, tatlı su ve göllerde yaşayan, koloniler teşkil eden, medüz dölleri bulunmayan, yeşil hidra (hydra viridis), kara hidra (h.fusca) gibi türleri bulunan bir cins. Tatlı su polibi.

Freshwater fishery : Tatlı su balıkçılığı.

İngilizce Freshwater Türkçe anlamı, Freshwater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freshwater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backwoods : Kaba. Basit. Geri kalmış bölge. Ormanlık ve temizlenmemiş yer. Ormanın iç kısmı.

Rain : Yağmak. Yağmuruna tutmak. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. Yağmur gibi boşanmak. Çizik. Bereket. (yağmur) yağmak. Yağdırmak. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. Yağmur.

 

Limnetic : Limnetik. Göl veya bataklığa ait olan.

Boondocks : Geri kalmış bölge.

Soft water : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Az kireçli su. Yumuşak su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Aktaşsız su. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su.

Boonies : Kırsal bölge. (argo) taşra. Geri kalmış bölge. Çok uzak ve izole bölge.

Back country : Geri kalmış yöreler. Geri kalmış bölge. Memleketin uzak köşeleri.

Freshwater synonyms : h2o, sweet water, inland waterways, jerkwater town, limnobiont, outbacks, backcountry, abroad, inland waters, outback, water, rainwater, backblocks, peripheries, backland, jerkwater, condensate, country, fresh water, countries.

Freshwater zıt anlamlı kelimeler, Freshwater kelime anlamı

Saltwater : Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu su. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya ait. Deniz. Tuzlu suya özgü. Deniz suyuna ait.

Freshwater ingilizce tanımı, definition of Freshwater

Freshwater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fresh-water mussels. A fresh- water fish. Of, pertaining to, or living in, water not salt. As, fresh-water geological deposits.