Frogs türkçesi Frogs nedir
- Fransız (kötü).
- Kurbağalar.
- Kurbağa.
- İki başlı kas.
- Gerçek su kurbağasıgiller.
- Kopça.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İlik.
- İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çift obruklular (diplasiocoeala) alt takımından dişleri olan, avrupa, asya ve afrika'da ılık ve tropik bölgelerde yaşayan, yeşil su kurbağası (rana viridis), göl kurbağası (r.ridibunda) türleri iyi bilinen bir familya.
Frogs ile ilgili cümleler
English: Can you hear the frogs croaking?
Turkish: Kurbağaların vırakladığını duyabiliyor musun?
English: There used to be a lot of frogs in this pond.
Turkish: Bu gölette bir sürü kurbağa vardı.
English: I hear that he eats frogs.
Turkish: Ben onun kurbağa yediğini duyuyorum.
English: Two frogs are sitting on the bank, when it starts to rain. One of them says, "Quick, get in the water so we don't get wet."
Turkish: İki kurbağa dere kenarında otururken yağmur yağmaya başlar. Kurbağalardan biri diğerine şöyle der: "Çabuk suya gir, yoksa ıslanacağız."
English: Tadpoles become frogs.
Turkish: Tetarlar kurbağa olurlar.
Frogs ingilizcede ne demek, Frogs nerede nasıl kullanılır?
Flying frogs : İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çift obruklular (diplasiocoela) alt takımından, asya, afrika ve madagaskar'da yaşayan türleri içine alan bir familya. Paçavralı kurbağagiller.
Tree frogs : İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, obruk önlüler (procoela) alt takımından, ağaçlarda yaşayan türleri olan bir familya. Ağaç kurbağasıgiller. Ağaç kurbağası.
Frogskin : (avustralya argosu) pound hesabı (eski kullanım (avustralya poundunun yeşil olması nedeniyle)).
Bullfrogs : Yüksek sesle vıraklayan iri kurbağa. Boğa kurbağası.
Leapfrogs : Birdirbir oyunu. Uzuneşek. Zıplayarak ilerlemek. Birdirbirde ebenin üzerinden atlamak. Birdirbir. Birdirbir oynamak. Atlambaç.
Kermit the frog : Jim hensen tarafından yaratılan muppet şov'un ana karakterlerinden kukla yeşil kurbağa. Kurbağa kermit.
Flying frog : Uçar kurbağa. Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, paçavralı kurbağagiller (rhacophoridae) familyasından, 7.5 cm kadar uzunlukta, ön ayaklarından arka ayaklarına doğru saçak uzanan bir tür.
Frog kick : Kurbağa ilerleyişi. Kurbağalama. Kurbağalama yüzüş.
Frog in the throat : Boğukluk (ses veya diğer sesler hakkında). Boğazına bir şey takılma. Ses kısılması. Ses kısıklığı.
Bayonet frog : Süngü kopçası. Süngüyü kemere oturtmak için kullanılan aparat (askeri bir üniformanın bir parçası).
İngilizce Frogs Türkçe anlamı, Frogs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Frog : Karakurbağası. Tuğla harç çukuru. Tuğla taban göçüğü. Göbek kısmı. Makas göbeği. Hem suda hem karada yaşayan, çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Toad : Otlubağa. İğrenç tip. Kara kurbağa. Karakurbağası. Kara kurbağası.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Buckle : Toka. Kopçalamak. Yenilgiyi kabul etmek. Çökmeye başlamak. Yamulmak. Toka ile tutturmak. Eğim. Kırım. Yer yer kabarmak.
Marrows : Sakız kabağı. Öz.
Tach : Takometre.
Croakers : Şarlatan. Karamsar kimse. Şom ağızlı kimse. Sarıağız balığı.
Becket : Sancak bağı. İskota bağı. Uskota bağı. Rigavo mapası. Küçük ip halkası. Makara bülbülü. İlmek.
Frogs synonyms : tailed toad, gastrophryne carolinensis, spadefoot, south american poison toad, true toad, ribbed toad, salientian, leptodactylid frog, ranid, bombina bombina, alytes obstetricans, bell toad, western narrow mouthed toad, sheep frog, south american bullfrog, barking frog, eastern narrow mouthed toad, liopelma hamiltoni, gastrophryne olivacea, alytes cisternasi, toad frog, ascaphus trui, leptodactylid, leptodactylus pentadactylus, midwife toad, crapaud, hylactophryne augusti, tailed frog, fire bellied toad, buttonhook, obstetrical toad, hasp, bicepses.

Bu kısımda Frogs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frogs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frogs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frogs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.