Flying frogs türkçesi Flying frogs nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Paçavralı kurbağagiller.
  • İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çift obruklular (diplasiocoela) alt takımından, asya, afrika ve madagaskar'da yaşayan türleri içine alan bir familya.

Flying frogs ingilizcede ne demek, Flying frogs nerede nasıl kullanılır?

Flying : Pilotluk. Uçuş. Uçurma. Dalgalanan. Payanda. Kısa. Havacılık. Uçan. Tayeran. Savrulan.

Frogs : İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çift obruklular (diplasiocoeala) alt takımından dişleri olan, avrupa, asya ve afrika'da ılık ve tropik bölgelerde yaşayan, yeşil su kurbağası (rana viridis), göl kurbağası (r.ridibunda) türleri iyi bilinen bir familya. İki başlı kas. İlik. Kopça. Kurbağa. Kurbağalar. Gerçek su kurbağasıgiller. Fransız (kötü).

Flying away : Uçup gitmek. Kaçmak.

Flying boat : Deniz uçağı. Tekneli deniz uçağı.

Flying bomb : Uçan bomba. Robot bomba. Bir hava bombası olarak atılan patlayıcı ile dolu küçük pilotsuz jet sevkli uçak.

Flying bridge : Miyar güverte. Geçici köprü. Asma varagele. Tombaz köprüsü. Güverte köprüsü.

İngilizce Flying frogs Türkçe anlamı, Flying frogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flying frogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Flying frogs synonyms : a protein, aardvarks, acacia, aardwolf, abductor muscle, abiotic environment.