Frowning türkçesi Frowning nedir

Frowning ile ilgili cümleler

English: The man who stepped out was frowning.
Turkish: Dışarı çıkan adam kaşlarını çatıyordu.

English: Stop frowning.
Turkish: Somurtmayı kes!

English: Ali was frowning slightly.
Turkish: Ali hafifçe kaşını çatıyordu.

English: Why are you frowning?
Turkish: Neden kaşlarını çatıyorsun?

Frowning ingilizcede ne demek, Frowning nerede nasıl kullanılır?

Frowningly : Hoşnutsuz bir şekilde. Beğenmeyerek. Sinirli bakarak. Kaşlarını çatarak. Hoşnutsuzca.

Frown down : Kaşlarını çatmak. Hoşnutsuzluğunu göstermek. Kaş çatmak. Kaşını çatmak.

Frown on : Soğuk bakmak (bir şeyi yapmaya vb). Karşı çıkmak. Uygun bulmamak. Razı olmamak. Menetmek. Onaylamamak. Uygun görmemek.

Frown on something : Uygun görmemek. Uygun bulmamak.

Frown upon : Razı olmamak. Karşı çıkmak. Onaylamamak. Uygun görmemek.

Frowstier : Küf kokulu. Havasız. Basık.

Frowners : Kaşlarını çatan kimse. Sinirli bakan kimse. Somurtan kimse.

Froward : Dik başlı. Asi. İnatçı. Ters. Dik kafalı. Serkeş. Aksi.

Frown : Hoşgörmemek. Kaşlarını çatmak. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Kaş çatma. Somurtmak. Surat asmak. Alın çatmak. Kaş çatmak. Sinir olma. Kaşını çatmak.

 

Frowst : Havasız ortam. Basık hava.

İngilizce Frowning Türkçe anlamı, Frowning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frowning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wrinkliest : Buruş buruş. Kırış kırış. En kırışık. En kıvrımlı. Buruşuk. Kırışık.

Bilious : Köpeklerde, kusmuğun içerisinde safranın bulunması. uyku sırasından safranın oniki parmak bağırsağından mideye geri akmasından kaynaklanır ve genellikle sabahları görülür. Dargın. Küskün. Öde ait. Safra ile ilgili. Huysuz. Safralı. Safralı kusma sendromu. Safraya ait.

Worrying : Tedirgin edici. Can sıkıcı. Üzücü. Rahatsız edici. Musallat.

Fraughts : Dolu. Yüklü. Hileli kullanım. Endişeli. Rahatsız edici.

Rumpliest : Katlanmış. Karıştırılmış. Darmadağınık edilmiş. Kırışık. Buruş buruş. Uruşuk.

Annoyed : Rahatsız edilmiş. Sinirli. Rahatsız edilerek sinirlendirilmiş. Sinirlenmiş. Rahatsız olmuş. Sinirlendirilmiş.

Fraughting : Yüklü. Rahatsız edici. Dolu. Hileli kullanım. Endişeli.

Anti : Karşı, zıt. Aykırı. Anti. Zıt. Karşı. Karşı olan kimse. Aksi. Karşıt.

Joined : Kaynaştırılmış. Birleştirilmiş. Bağlanmış. Katılmış. Ekli. Birleşik. Birleşen. Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Katılan. Birleşmiş.

Backwards : Ters olarak. Geriye doğru. Geri geri. Geri. Arka tarafa. Tersine. Geriye. Arkaya. Geçmişe.

Frowning synonyms : distempered, rumply, wrinkly, uneasy, threatening, alarming, blackest, angriest, bad tempered, frown, unapproving, bakings, alien, angry with, burnings, baking, infelicitous, ruffled, glummest, disquieting, grumbling, wrinkled, awry, knitting the eyebrow, complainers, scowling, scowls, sulking, acrimonious, displeased, wrinklier, lours, rugous.

Frowning zıt anlamlı kelimeler, Frowning kelime anlamı

Pleased : Mahzuz. Mütelezziz. Hoşnut edilmiş. Memnun olmuş. Hoşnut. Keyifli. Memnun.