Frozen price türkçesi Frozen price nedir

  • Dondurulmuş fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Enflasyonla mücadelede idari bir kararla belli bir süre için sabitlenmiş fiyat.

Frozen price ingilizcede ne demek, Frozen price nerede nasıl kullanılır?

Frozen : Buz kesmiş. Donmuş. Donakalmış. Soğuk. Buz kesilmiş. Değişmez. Dondurulmuş. Camit. Buz kesilen. Kalpsiz.

Price : Karşılık. Fiyatlandırmak. Paha biçmek. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bedel. Paha. Fiyat koymak. Ücret. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik.

Frozen prices : Donmuş fiyatlar. Dondurulmuş fiyatlar.

Frozen account : Bloke varlıklar. Dondurulmuş hesaplar. Bloke hesap. Geçici olarak işlem yapılması kısıtlanmış olan banka hesabı. Dondurulmuş hesap.

Frozen assets : Donmuş sermaye. Donmuş varlıklar. İstenildiği zaman herhangi bir zarar söz konusu olmadan paraya çevrilmesi güç ya da olanaksız iktisadi varlıklar. Donmuş kıymetler. Donmuş mevduat.

Frozen chicken : Dondurulmuş tavuk. Tazeliğini korumak için dondurulmuş olan tavuk eti.

İngilizce Frozen price Türkçe anlamı, Frozen price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frozen price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Frozen price synonyms : freezed price, a pass through certificate, a shift in supply, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, price rigidity, ability rent, ability to pay approach, abolition of forced labour convention.