Frozenness türkçesi Frozenness nedir

Frozenness ingilizcede ne demek, Frozenness nerede nasıl kullanılır?

Frozen account : Dondurulmuş hesaplar. Dondurulmuş hesap. Geçici olarak işlem yapılması kısıtlanmış olan banka hesabı. Bloke hesap. Bloke varlıklar.

Frozen assets : Donmuş sermaye. Donmuş kıymetler. İstenildiği zaman herhangi bir zarar söz konusu olmadan paraya çevrilmesi güç ya da olanaksız iktisadi varlıklar. Donmuş varlıklar. Donmuş mevduat.

Frozen chicken : Tazeliğini korumak için dondurulmuş olan tavuk eti. Dondurulmuş tavuk.

Frozen credit : Belirli bir seviyeye sabitlenmiş olan kredi. Dondurulmuş kredi. Vade uzatımına ve yenilenmesine karşın geri ödenme olasılığı düşük kredi. Donmuş kredi.

Frozen facts : Kesin gerçekler. Çürütülemez gerçekler.

Frozen fish : Dondurulmuş balık.

Frozen meat : Dondurulmuş et. Çok soğuk derecede depolanmış olarak muhafaza edilmiş olan et.

Frozen prices : Donmuş fiyatlar. Dondurulmuş fiyatlar.

Frozen ground : Eksenucu bölgelerinde donmuş durumda bulunan, ancak yazın kısa bir süre için üst kesimi çözülebilen toprak. Donmuş toprak. Donmuş zemin.

Frozen food : Donmuş besin. Dondurularak muhafaza edilmiş olan yiyecek. Dondurulmuş yiyecek.

İngilizce Frozenness Türkçe anlamı, Frozenness eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Frozenness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colds : Bürudet. Soğuk. Soğukalgınlığı. Üşüme. Soğukkanlı. Nevazil. Soğuk algınlığı. İngin. Nezle.

Bad weather : Kötü hava şartları. Kötü hava. Açık hava faaliyetleri için uygun olmayan hava. Kötü hava koşulları. Sert ve ağır hava. Çepel. Sertlik.

Heartlessness : Yüreksizlik. Merhametsizlik. Zalimlik. Duygusuzluk. Şefkatsizlik.

Distance : Süre. Jimnastik, eskrim alanlarında kullanılır. Aralık. Uzak olma. Perspektif. Geçmek. Uzaklık. Geride bırakmak. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık.

Calmness : Dinginlik. Soğukkanlılık. Sakinlik.

Callousness : Sempatisizlik. Katılık. Aldırış etmeyiş. Nasır tutmuşluk. Sertlik. Vurdumduymazlık. Nasırlılık. Duyarsızlık. Hissizlik.

Deadlocks : Tıkanmak. Çıkmaza sokmak. Çıkmaz. Hareketin tamamen durması. Sürgü kilit. Sürmeli kilit. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çözümsüzlük. Yerinde saymak.

Cold : Duygusuz. Yapmacık. Bürudet. Kesin olarak. Sıkıcı. Baygın. Soğukalgınlığı. Nezle. Nevazil. Frijit.

Chillness : İlgisizlik. Serinlik.

Dessert : Tatlı (yemeğin sonunda yenen). Genellikle ana yemek üzerine yenen tatlı yiyecek. Meyve. Yemeğin sonunda yenen tatlı. Yemiş. Tatlı.

Frozenness synonyms : chill, dullness, boldness, soullessness, backwater, dead lock, hardihood, apathy, shamelessness, unkindness, atrociousness, clamminess, flatness, hardiness, foziness, benumbedness, pitilessness, distantness, backwaters, bleakness, deadlock, glassiness, depression, apathies, drabness, emotionality, deadlocking, deadness, coolness, daring, chilliness, fishiness, ruthlessness.

 

Frozenness zıt anlamlı kelimeler, Frozenness kelime anlamı

Timidity : Çekingelik. Çekingenlik. Yüreksizlik. Ürkeklik. Korkaklık. Utangaçlık. Tutukluk.

Frozenness ingilizce tanımı, definition of Frozenness

Frozenness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A state of being frozen.