Frozen ground türkçesi Frozen ground nedir
- Donmuş zemin.
- Donmuş toprak.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Eksenucu bölgelerinde donmuş durumda bulunan, ancak yazın kısa bir süre için üst kesimi çözülebilen toprak.
Frozen ground ingilizcede ne demek, Frozen ground nerede nasıl kullanılır?
Frozen : Camit. Dondurulmuş. Soğuk. Buz kesilen. Kalpsiz. Kesin. Donakalmış. Değişmez. Buz kesilmiş. Buz kesmiş.
Ground : Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Yere sermek. Toprak. Dayanmak. Zemin. Topraklamak. Yer. Temel neden. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Kurmak.
Frozen account : Bloke varlıklar. Dondurulmuş hesaplar. Dondurulmuş hesap. Geçici olarak işlem yapılması kısıtlanmış olan banka hesabı. Bloke hesap.
Frozen assets : Donmuş varlıklar. Donmuş kıymetler. İstenildiği zaman herhangi bir zarar söz konusu olmadan paraya çevrilmesi güç ya da olanaksız iktisadi varlıklar. Donmuş mevduat. Donmuş sermaye.
Frozen chicken : Tazeliğini korumak için dondurulmuş olan tavuk eti. Dondurulmuş tavuk.
Frozen credit : Vade uzatımına ve yenilenmesine karşın geri ödenme olasılığı düşük kredi. Dondurulmuş kredi. Belirli bir seviyeye sabitlenmiş olan kredi. Donmuş kredi.
İngilizce Frozen ground Türkçe anlamı, Frozen ground eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frozen ground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Afforestation : Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.
Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.
Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.
Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.
Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.
Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.
Frozen ground synonyms : agrarian geography, alluvial deposit, permafrost, aluvial terrace, air route, agricultural production, agricultural specialisation.

Bu kısımda Frozen ground kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frozen ground ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frozen ground anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frozen ground ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.