Deadlocks türkçesi Deadlocks nedir

  • Tıkanmak.
  • Hareketin tamamen durması.
  • Durgunluk.
  • Çıkmaz.
  • Tıkanıklık.
  • Çözümlenemeyen anlaşmazlık.
  • Çözümsüzlük.
  • Yerinde saymak.
  • Çıkmaza girmek.
  • Çıkmaza sokmak.
  • Sürmeli kilit.
  • Sürgü kilit.

Deadlocks ingilizcede ne demek, Deadlocks nerede nasıl kullanılır?

Deadlock condition : Kilitlenme durumu. Kaynak bekleme durumu.

Deadlock in negotiations : Müzakerelerde ilerleme kaydedilmemesi. Çıkmaza giren müzakereler. Müzakerelerin tamamen durması.

Deadlock in talks : Görüşmelerin sekteye uğraması. Müzakereler sırasında duraklama.

Break the deadlock : Çıkmazdan kurtarmak.

Bring to a deadlock : Çıkmaza sokmak.

Deadlift : Yerde duran ağırlık takılmış halteri eğilip tutup mümkün olduğunca bacak kaslarını açarak kaldırma çalışması. Dik durduğu süre boyunca haltercinin zeminden maksimum halter kaldırdığı üç ağırlık kaldırma durumundan biri.

Deadlock : Çözümsüzlük. Çıkmaza girmek. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Yerinde saymak. Sürmeli kilit. Tıkanmak. Sürgü kilit. Çıkmaz. Kaynak bekleme.

Deadlier : Müthiş. Daha amansız. Ölüm. Ölümüne. Ölümcül. Çok. Amansız. Öldürücü.

Deadlocked talks : Çıkmaza giren görüşmeler. Durma noktasına gelen müzakereler.

Come to a deadlock : Olduğu yerde saymak. Çıkmaza girmek. Tıkanmak. Yerinde saymak.

 

İngilizce Deadlocks Türkçe anlamı, Deadlocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deadlocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deep mire : Derin batak. Kötü durum. Talihsiz durum.

Get nowhere fast : Aşama kaydetmemek. Gelişme göstermemek. Bir yere varamamak. Gelişme kaydetmemek.

Dead end : Kör baca. Çıkmaz sokak. Boru son ucu. Ölü uç. Açmaz. Küldösak. Kör uç.

Clogged : Tıkalı (yol). Tıkamak. Engellemek. Dolmak. Kösteklemek. Tıkanmış. Engel olunmuş. Sıkıntı vermek. Tıkanık.

Bog : Bataklığa gömülmek. Batağa sokmak. Tuvalet. Kaba kenef. Batak. Batağa saplanmak. Kenef. Hela. Bataklık. Yüznumara.

Cleft stick : Zor durum.

Congestion : Kalabalık. Hiperemi. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan birikmesi. Genellikle dolaşımın yoğun olduğu yollardan söz edilirken kullanılmakla birlikte, besleyemeyeceği ve kentsel işlevlerini gereği gibi yerine getiremeyeceği ölçüde büyümüş, yüzölçümü, işlevlerine dar gelmeye başlamış kentler için de kullanılan terim. Konjesyon. İzdiham. Birikme. Sıkışma.

Stultify : Küçük düşürmek. Çürütmek. Rezil etmek. Aptal durumuna düşürmek. Aptallaştırmak. Etkisini azaltmak. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Aptal gibi göstermek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek.

Calmness : Sakinlik. Dinginlik. Soğukkanlılık.

Insolubleness : Çözünmezlik.

Deadlocks synonyms : obstructed, clog up, come to a deadlock, treeing, clogging, impasse, insolubility, stalemating, glassiness, bog down, deads, clog, congestions, be choked up, standstill, deader, blockage, stalemated, holdups, trees, get bogged down, cul de sac, be bogged down, holdup, clod, tree, blockages, flatness, stultifies, backwater, deadest, deadness, deadlock.

Deadlocks zıt anlamlı kelimeler, Deadlocks kelime anlamı

Unobstructed : Engellenmemiş. Tıkanmamış. Engelsiz. Açık. Kapatılmamış. Tam.