Fruits türkçesi Fruits nedir

Fruits ile ilgili cümleler

English: Ali eats mostly fruits and vegetables, and only eats meat about once a week.
Turkish: Ali çoğunlukla meyve ve sebze yer ve sadece yaklaşık haftada bir kez et yer.

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

English: An example of genetic modification is the injection of fish genes into strawberries and tomatoes, a process which prevents these fruits from freezing.
Turkish: Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.

English: Ali sells apples for $5 and pears for $3.50. If 370 fruits were sold for a total of $1415, how many apples were sold?
Turkish: Ali 5 dolara elma ve 3.50 dolara armut satmaktadır. Toplam 1415 dolara 370 meyve satılmışsa kaç tane elma satıldı?

English: Ali eats nothing but fruits and vegetables.
Turkish: Ali sebze ve meyveden başka bir şey yemez.

 

Fruits ingilizcede ne demek, Fruits nerede nasıl kullanılır?

Fruits of the earth : Yerde büyüyen herhangi bir şey. Toprağın meyvesi. Ürün. Tüketim için yetiştirilen şeyler. Mahsul.

Fruits of the invention : Bulgu sonuçları. Bulgudan elde edilen yeni ürünler.

Buyer up of fruits and vegatables : Yemiş-sebze aracısı. Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi.

First fruits festival : Şavuot hasat bayramı (musevilik). İlk meyveler bayramı.

Candied fruits : Meyve şekerlemesi. Şeker şurubunda pişirilmiş ve şekerle kaplanmış meyve. Şekerlenmiş meyve.

Dried fruits : Kurutulmuş meyveler. Kuru meyveler. Kuruyemiş. Kuru yemiş. Tüm sıvısı alınarak kurutulmuş meyveler. Kurumuş meyveler.

Early vegetables and fruits : Turfandacılık. İklim koşulları elverişli yörelerde, alışılmış aylardan önce ya da sonra sebze ve kimi meyveleri yetiştirmek için başvurulan yöntemlerden tümü. bk. sera.

Grapefruits : Altıntop. Greyfrut. Kızmemesi. Greypfrut. Greyfurt.

Festival of the first fruits : İlk meyveler bayramı. Yahudi şavout bayramı.

Firstfruits : Olgunlaşan ilk meyveler. Bir çabanın ilk sonuçları. Sezonun en erken ürünleri.

İngilizce Fruits Türkçe anlamı, Fruits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fruits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fruits of the earth : Toprağın meyvesi. Mahsul. Yerde büyüyen herhangi bir şey. Tüketim için yetiştirilen şeyler.

Desserts : Tatlı. Tatlı çeşitleri. Tatlılar.

Nellie : Eşcinsel erkek. Top. Kadınsı erkek homoseksüel. Homo. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Gey. İbne.

 

Child : Yavru. Soy bakımından oğul veya kız. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Velet. Toy. Küçük. Bala. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Seyahatte.

Spike : Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Sivri uç. Alkol katmak. Delmek. Anlık gerilim yükselmesi. Tahta sokmak. Sivri uçlu demir. Tıkamak. Sivri demir ile delmek. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. spika.

Achene : Kapçık meyve. Sert kabuklu bir meyve. Alt durumlu ovaryumlarda meydana gelen, perikarpın tohumun testasına sıkıca değdiği fakat tohumdan ayrı olduğu, küçük, kuru bir tohumlu meyve. kapçık meyve. Aken.

Commodity : Eşya. Alıp satılan şey. Hammadde. Mal. Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Emtea. Meta. Ticaret eşyası. Yararlı şey.

Gay : Sevici. Keyifli. Pasaklı. Yüzsüz. Canlı. Gey. Hovarda. Eşcinsel. Parlak ve güzel renkli.

Progenies : Torunlar. Çocuklar. Nesil. Evlatlar. Kuşak. Sülale. Yavrular. Soy.

Poofter : Gey. Eşcinsel erkek. Homo. İbne. Bkz.poof. Erkek homoseksüel.

Fruits synonyms : may apple, buffalo nut, accessory fruit, buckthorn berry, multiple fruit, rosehip, blue fig, rowanberry, edible fruit, wild cherry, yellow berry, oil nut, elk nut, juniper berry, prairie gourd, marasca, hagberry, reproductive structure, quandong, fagots, backwashes, first fruits, fruitage, rose hip, semens, fruitlet, account, buds, butty, bud, end product, pouf, progeny.

Fruits zıt anlamlı kelimeler, Fruits kelime anlamı

Tasteless : Yavan. Tadı tuzu yok. Uygunsuzluk. Tadı olmayan. Tatsız. Lezzetsiz. Kabak. Zevksiz. Yavan (yemek). Tat alma yeteneği olmayan.

Sane : Makul. Aklı başında. İnsaflı. Akıllı. Akıllıca. Mantıklı. İyi düşünebilen. Akla yatkın.