Commodity türkçesi Commodity nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Eşya.
- Ticaret eşyası.
- Meta.
- Yararlı şey.
- Emtia.
- Hammadde.
- Madde.
- Emtea.
- Ürün.
- Ticarete konu olan mallar. krş. mal.
- Alıp satılan şey.
- Mal.
Commodity ile ilgili cümleler
English: Salt was a rare and costly commodity in ancient times.
Turkish: Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.
English: Sometimes water becomes a precious commodity.
Turkish: Bazen su kıymetli bir meta olur.
Commodity ingilizcede ne demek, Commodity nerede nasıl kullanılır?
Commodity agreement : İthalatçı ve ihracatçı ülke arasında yapılan ve malın fiyatını belirleyen anlaşma. Mal anlaşması. Mal sözleşmesi. Mal anlaşmaları. Olağan istekten daha çok elde edilen malların dağıtım ve değişim kuralları yapımı ve gönderilmesi; ederlerinin saptanması amacıyla yapılan anlaşma. Emtia sözleşmesi. Emtia anlaşması.
Commodity arbitrage : Türdeş malların ucuza satıldığı ülkeden pahalı satıldığı ülkelere gitmesi sonucu ülke piyasalarında mal fiyatlarının eşitlenmesi süreci sırasında elde edilen kazanç. Mal arakazancı.
Commodity capital : Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin üçüncü aşaması olup, üretici sermayenin metaya dönüştürüldüğü, artık değerin üretilmediği sermayenin yalnızca biçim değiştirdiği aşama. krş. para sermaye, üretici sermaye. Meta sermaye.
Commodity capital circuit : Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin üçüncü aşaması olup, üretici sermayenin metaya dönüştürüldüğü, artık değerin üretilmediği sermayenin yalnızca biçim değiştirdiği aşama. krş. para sermaye, üretici sermaye. Meta sermaye.
Commodity channel index : Emtia kanal endeksi. Fiyat hareket göstergesi. 1980 yılında donald lambert tarafından geliştirilen ve mal, hisse senedi ve tahvil piyasalarında cari dönemdeki fiyatların bir önceki dönem ortalama fiyatları karşısındaki göreli konumunu gösteren, ± 100 değerleri arasında hareket eden dizin.
Commodity money : Mal para. Değişim aracı olarak kullanılan altın, gümüş, bakır, tuz, biber, büyük taşlar, deniz kabukları gibi mallar. Emtia parası.
Commodity futures : Gelecekte teslim mal sözleşmesi işlemleri. (ekonomi) belirlenmiş bir fiyat ile gelecekte yapılacak olan satın alma veya satışın gelecek tarihli sözleşmesi. Gelecekte teslim mal sözleşmesi.
Commodity price : Emtia fiyatı.
Commodity in bulk : Dökme eşya. Ambalajlanmamış ve genellikle yükleme ve boşaltması mekanik araç ve tesis gerektiren maden cevheri, mineraller, hurda demir, kömür, hububat, hayvan yemi, küspe, çimento, kilinker, ponzo, suni gübre, mucur ve benzeri her tür sıvı ve katı eşya.
Commodity credit corporation : Abd'de çiftçilere ürettikleri tahıl karşılığında ipotekli kredi veren resmi kurum. Emtia kredi korporasyonu. Mal saycası örgütü. Emtia kredi müessesesi. Kimi tarımsal malların üretimini para ya da sayca yoluyla desteklemek amacıyla, hükümetçe yapılan tecimsel bankacılık dallarına ilişkin kuruluş.
İngilizce Commodity Türkçe anlamı, Commodity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Commodity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wares : Mamul mallar. Eşyalar. Mallar. Satılık eşya.
Chose : Şahsi eşya. Şey.
Mattered : Farketmek. Önemi olmak. Mesele. Konu. Önem taşımak. İltihaplanmak. Fark etmek. Cisim. Önemli olmak.
Artefact : Yapay olgu. İnsan eliyle yapılan şey. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. Yapı. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Yapay doku. Eser. İnsan yapımı. İlk insanların yaptığı sanat eseri.
Emblements : Ekili arazi ürünlerinden elde edilen gelir. Ekili arazi ürünleri üzerindeki hak. Bir ürünü hasattan elde edilen kazanç (hukuk terimi). Mahsul.
Clauses : Cümlecik. Fıkra. Bent. Cümle.
Wared : Dikkat etmek. Mamul mal. Porselen eşya. Pişmiş toprak gereçler.
Bulks : Şişmek. Genişlemek. Çoğunluk. Esas kısmı. Büyümek. Geniş vücut. Yük. Önemli olmak. Hacim. Toplu.
Fruitage : Meyveler. Meyve verme. Sonuç verme. Netice. Sonuç. Meyve.
Commodity synonyms : worldly good, trade good, worldly possession, commodities, belongings, product, fruit, fungible, childing, freightage, producer goods, items, material, abnormal budget, fruits of the earth, offspring, soft goods, entries, a change in demand, drygoods, raw material, article, item, asset, stuffs, furniture, child, crop, a group shares, growths, clause, entry, abolition of forced labour convention.
Commodity zıt anlamlı kelimeler, Commodity kelime anlamı
Import : Sokmak. Önemi olmak. Etkilemek. Dışarıdan almak. İthal etmek. İçeri aktarım. İfade etmek. İthal malı. Belirtmek.
Export : Dışsatım yapmak. Dışsatım. Yurtdışına satmak. İhraç. İhracat. Dışarıya mal göndermek. İhraç etmek. Götürmek. İhraç malı. İhracat yapmak.
Commodity antonyms : natural object.
Commodity ingilizce tanımı, definition of Commodity
Commodity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Accommodation. Advantage. Convenience. Interest. Benefit. Profit. Commodiousness.

Bu kısımda Commodity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Commodity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Commodity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Commodity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.