Wares türkçesi Wares nedir

Wares ile ilgili cümleler

English: Their job is to install new sotfwares on the company's computers.
Turkish: Onların işi, şirketteki bilgisayarlara yeni yazılımları yüklemektir.

English: George began to climb all unawares.
Turkish: George beklenmedik bir anda tırmanmaya başladı.

Wares ingilizcede ne demek, Wares nerede nasıl kullanılır?

At unawares : Ansızın. Habersizce.

Bewares : Çok dikkat etmek. Çekinmek. Gözünü açmak. Kaçınmak. Korunmak. Dikkat etmek. Sakınmak.

Catch somebody unawares : Gafil avlamak.

Catch unawares : Hazırlıksız yakalamak. Gafil avlamak.

Claywares : Toprak tabaklar.

Ironwares : Demirden yapılan şeyler. Demir eşya.

Delawares : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Abd'de eyalet. Amerika'da eyalet. Ohio eyaletinde şehir.

Housewares : Kap kacak.

Cookwares : Yemek eşyası. Yemek pişirme malzemesi. Tencere seti. Pişirme kapları.

Flatwares : Düz keramik mamuller. Çatal bıçak takımı. Sofra takımı.

İngilizce Wares Türkçe anlamı, Wares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Welsh : Ödemeden kaçmak. Gal ahalisi. Galli. Dolandırmak. Sözünü tutmamak. Borcunu ödememek. Bahisleri ödemeden kaçmak. Gallerli. Galler ile ilgili. Şartları yerine getirmemek.

Appointments : Teçhizat. Randevular. Atamalar. Döşeme. Donanım.

Freight : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir yolculuk süresinin tümü ya da belirli bir süre için kiralanan bir gemi dolayısıyla iyesine ödenen para. deniz taşımalarında alınan ücret. Taşıma ücreti. Nakletmek. Taşıma. Gemi ile yapılan taşımacılıkta sözleşmeyle belirlenen mal taşıma bedeli. Yüklemek. Nakliye yapmak. Gemi kirası.

Freehold : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Mülkiyet hakkı. Mülkiyet. İyelik hakkı. Mülk.

Choses : Şey.

Article : Başçık. Artikel. Fıkra. Yazıl. Şey. Yazı. Ayrıç. Madde. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.

Goods : Meta. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yük. Mal mülk. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde.

Douche : Antiseptik su. Duşlamak. Dangalak. Şırınga etmek. Duş (dezenfekte amaçlı). İlaçlı su. Mikrop öldürmek amacıyla yıkama. Antiseptik suyla yıkamak. Duş yapmak.

 

Bona : Hoş (latince). İyi. Menkul şeyler. Menkul ve gayrimenkul eşya. Güzel.

Bulks : Toplu. Hacim. Yığın. Ekseriyet. Çoğunluk. Şişirmek. Yük. Büyütmek. Büyümek.

Wares synonyms : bangor, swansea, united kingdom of great britain and northern ireland, anglesea, severn river, anglesea island, anglesey, sealyham, menai strait, anglesey island, severn, river severn, u.k., cymru, aberdare, douched, merchandises, bulk, great britain, cambria, furnishing, cambrian, gears, cardiff, dork, mona, tangible property, freightage, chose, belongings, airhead, asset, britain.

Wares zıt anlamlı kelimeler, Wares kelime anlamı

Underspend : Az harcamak. Payına düşenden daha az para kullanmak. -dan daha az harcamak.

Wares ingilizce tanımı, definition of Wares

Wares kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : See 4th Ware.