Emblements türkçesi Emblements nedir

  • Ekili arazi ürünlerinden elde edilen gelir.
  • Ekili arazi ürünleri üzerindeki hak.
  • Ürün.
  • Bir ürünü hasattan elde edilen kazanç (hukuk terimi).
  • Mahsul.

Emblements ingilizcede ne demek, Emblements nerede nasıl kullanılır?

Facultative rassemblement : Tam yükümlülükte vergi ile bağımlı yıllık kazanç ve gelirlerinin toplamı (10.000) lirayı aşmayan yükümlülerin bu kazanç ve gelirlerinden tevkif yolu ile vergisi kesilmiş bulunanları bildirimlerine alıp almamalarının isteklerine bağlı olması. İsteğe bağlı toplama.

Floral emblem : Çiçek desenli şeref nişanı.

Idf emblem : İsrail savunma kuvvetleri'nin sembolü. Idf amblemi.

National emblem : Ulusal sembol.

Emblem : Kurumları birbirinden ayrılmaya yarayan özel im. Remiz. Amblem. Arma. İşaret. Kişileştirme. Belirtke. Simgeli resim. Simge. Sembol.

Emblematically : Sembolik bir şekilde. Sembolik şekilde. Sembolik olarak.

Emblematic : Temsil edici. Sembolik. Simgeleyen. Simgesel. Temsil eden.

Embleming : Sembolleştirme. Sembol ile belirtme. Simgeleme. Sembollerle ifade etme.

Emblematical : Sembolik. Simgeleyen. Temsil eden. Simgesel.

Emblems : Sembol. Kişileştirme. Amblem. Amblemler. Arma. Simge.

İngilizce Emblements Türkçe anlamı, Emblements eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emblements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Child : Soy bakımından oğul veya kız. Tıfıl. Seyahatte. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Sonuç. Toy. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Evlat. Küçük. Çocuk.

End product : Bitmiş ürün. Uç ürün. Işımetkin bir dizinin ardışık bozunumları ile ulaşılan kararlı çekirdek; böyle bir dizinin son terimi. Bitirilmiş ürün. Nihai ürün. Nihai mal. Son ürün. Uçürün.

Growths : Büyümüş şey. Büyüme. Filiz. Sürgün. Ur. Gelişme. Geliştirme.

Atmospheric condition : Atmosfer koşulu. Atmosferik şart.

Fruit : Homoseksüel. Semere. Tohum kapsülü. Nonoş. Yayar. Meyve. Sirkesineği. Yemiş. Meyvelenmek.

Crop : Kanatlılarda yemek borusunun genişleyerek meydana getirdiği, yemlerin bekletilerek yumuşadığı ve sindirim için önemli bir depo organı, ingluvyes. Yemek. Kesmek. Dikmek. Kesip kısaltmak. Tarım kesiminde bir üretim döneminde üretilen ürün miktarı. Kalabalık. Kuşlarda besin depo edilen, boğazın kese şeklindeki genişlemiş bölgesi. böceklerde sindirim kanalının ön kısmında bulunan geniş kese. Kırkmak. (hayvan) otlamak.

Offspring : Zürriyet. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl. Füru. Evlat. Çoluk çocuk. Oğul döl. Yavru hayvan. Döl.

Goods : Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayniyat. Meta. Eşya. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Mamul.

 

Turnouts : Sapak. Grevci. Verim. Üretim. Katılım. Katılım (sayısı). Giyiniş. Kıyafet.

Products : Çarpım. Mamulat. Meyve. İthal ürünler. Ürünler. Sonuç.

Emblements synonyms : harvest, crops, fruit and vegetable, fruitage, produce, ingathering, fruits of the earth, weather condition, growth, weather, turnout, conditions, childing, production, commodity, product, produces, outturn, fruits.