End product türkçesi End product nedir

  • Son ürün.
  • Bitmiş ürün.
  • Mamul.
  • Tamamlanmış ürün.
  • Nihai ürün.
  • Bitirilmiş ürün.
  • Uçürün.
  • Uç ürün.
  • Işımetkin bir dizinin ardışık bozunumları ile ulaşılan kararlı çekirdek; böyle bir dizinin son terimi.
  • Ürün.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Nihai mal.

End product ingilizcede ne demek, End product nerede nasıl kullanılır?

End : Sona erdirmek. Ölüm. Sonuca ulaşmak. Amaç. Son kısım. Bitiş çekidi. Kafa. Erek. Bitirmek. Son çekit.

Product : Çarpım. Üretilen mal ve hizmetler. Bileşke. Verim. Ürün. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Netice. Bir öğretim etkinliği sonunda öğrencilerin başarı durumlarına göre elde edilen sonuç. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri.

End product inhibition : Son ürün inhibisyonu. Herhangi bir metabolik yolun son ürünü hücre gereksiniminden fazla üretildiğinde bu son ürünün metabolik yolun düzenleyici enzimini baskılayarak kendi üretimini durdurması.

End product repression : Bir metabolik yolun son ürünü hücre gereksiniminden fazla üretildiğinde bu son ürünün bu metabolik yolda görev alan bir veya daha fazla enzimin üretimini azaltması. Son ürünün represyonu.

 

End around borrow : Döngüsel ödünç.

End around carry : Uç-yuvarlaklaştırma eldesi. Döngüsel elde.

End around shift : Dönerli kaydırma.

İngilizce End product Türkçe anlamı, End product eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak End product ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Final goods : Nihai ürünler. Nihai mallar.

Fruitage : Sonuç. Meyve verme. Sonuç verme. Netice. Meyveler. Meyve.

Growth : Kaynak. Yükseliş. Gelişme. Büyüme. Bir bitkiden sarkan dallar. Fidan. İnkişaf. Geliştirme. Büyümüş şey.

Offspring : Zürriyet. Yavru hayvan. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl. Yavrular. Füru. Oğul. Evlat. Yavru.

Harvest : Mahsül. Hasat zamanı. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Hasat kaldırmak. Rekolte. Toplanan ekin. İdareli kullanmak. Hasat etmek. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvansal ürünün veya bitkisel ürünlerin bir bölgeden toplanması.

Finished product : İşlenmiş ürün. Hazır ürün. Bk. işleyim, yapım işleyimi,üretim. Mamul madde.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb.

 

Emblements : Ekili arazi ürünlerinden elde edilen gelir. Bir ürünü hasattan elde edilen kazanç (hukuk terimi). Ekili arazi ürünleri üzerindeki hak. Mahsul.

End product synonyms : fruits of the earth, crops, final product, made, absorption edge, growths, fruit, abampere, commodity, finished products, accumulation coefficient, acoustic absorptivity, end result, accelerometer, fruits, finished good, finished article, crop, absolute units, acoustic feedback, absorptiometer, goods, made of, absolute zero, afterproduct, manufactured, absorptivity, abnormal reflection, final good, absolute concentration, childing, child, absorption loss.