Full underwriting türkçesi Full underwriting nedir

  • Aracılık yüklenimi.
  • Aracı kurumun halka sunulacak sermaye piyasası araçlarının tümünü satmaya, satamadığını da almaya güvence verdiği durum. krş. eniyi çaba ilkesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tümünü yüklenim.

Full underwriting ingilizcede ne demek, Full underwriting nerede nasıl kullanılır?

Full : Kalın. Doluluk. Tam. Tok. Çırpmak. Yıkayıp çektirmek. Dolu. Komple. Yıkayıp büzmek.

Underwriting : Yüklenme. Sigorta etme. Sigorta poliçesini imzalama. Garanti altına alma. Taahhüt. Aracılık yüklenimi. Aracılık taahhüdü. Aracı kurumun halka sunulacak sermaye piyasası araçlarının tümünü satmaya, satamadığını da almaya güvence verdiği durum. krş. eniyi çaba ilkesi. Sigortalama. Satış garantisi.

Full access : Tam erişim.

Full access password : Tam erişim parolası.

Full access rights : Tam erişim hakları.

Full adder : Tam toplayıcı.

İngilizce Full underwriting Türkçe anlamı, Full underwriting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Full underwriting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Underwriting : Sigortalama. Garanti altına alma. Sigorta etme. Taahhüt. Sigorta poliçesini imzalama. Yüklenme. Aracılık taahhüdü.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Full underwriting synonyms : a shift in individual demand, a shift in demand, a pass through certificate, a change in demand, ability rent, abnormal budget, abnormal budget expenditures.