Fundament türkçesi Fundament nedir
Fundament ile ilgili cümleler
English: For all his faults, Moustapha had a fundamental sense of decency.
Turkish: Tüm kusurlarına rağmen, Mustafa temel ahlak anlayışına sahipti.
English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
English: In the Aymara culture, respecting one's parents is fundamental.
Turkish: Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.
English: In my opinion, happiness has a few fundamental requirements.
Turkish: Bana göre, mutluluğun birkaç temel gereksinimi var.
English: Everyone has the right to education. Education shall be free, at least in the elementary and fundamental stages. Elementary education shall be compulsory. Technical and professional education shall be made generally available and higher education shall be equally accessible to all on the basis of merit.
Turkish: Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.
Fundament ingilizcede ne demek, Fundament nerede nasıl kullanılır?
Fundamental : Esas. Esasi. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses. Ana. Asli. En gerekli. Temelli. Önemli. Temel.
Fundamental analysis : Temel analiz. Esas analiz.
Fundamental catalogue : Yıldızların konsayılarını, parlaklık ve uzaklık gibi temel öğelerini topluca veren cetveller kitabı. Temel katalog.
Fundamental colors : Birincil renk. Ana renk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temel renk. Ana renkler. Birincil renklerin tümleri olan renkler.
Fundamental colour : Esas renk. Ana renk.
Fundamental freedom : Temel özgürlük. Ana özgürlük. Esas hak.
Fundamental form : Temel biçim.
Fundamental cutset : Temel kesi kümesi.
Fundamental frequency : Ana frekans. Temel frekans. Çok sıklıklı dalgalı akımlardan oluşan bir karışımın en düşük sıklıkta olanı. ses üreten bir titreşkenin verebildiği en alçak sıklıktaki ses. Temel sıklık.
Fundamental freedoms : Ana özgürlük. Temel özgürlükler. Temel özgürlük. Esas hak.
İngilizce Fundament Türkçe anlamı, Fundament eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fundament ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Botty : Bir kimsenin kalçaları. (britanya argosu) popo. Popo. Göt.
Backside : Arka taraf. Kıç (argo terim). Taraf. Popo. Arka.
Architrave : Arşitrav. Baştaban. Çerçeve. (sütun) baştaban. Döşem sanatında pencere ve kapı çerçevesine verilen ad. sahne çerçevesinin üst parçası. Sütun baştabanı. Sütun baş tabanı.
Battiest : Kaçık. Bir tahtası eksik. Üşütük. Deli. Popo. Üşütük (argo terim). Çatlak.
Baseline : Taban çizgisi. Ana hat. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Taban hizası. Dayanak. Referans hattı. Başlama hattı. Son cümle.
Construction : İnşa etme. Kurma. Geçme. Konstruksiyon. Çizim. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri. Yorumlama. Yapılış. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Yapı endüstrisi.
Backbone : Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. En büyük destek. Karakter kuvveti. Sağlam karakter. Omurga. Esas. Belkemiği. Metanet. En önemli destek. Direk.
Arses : Aptal. Göt.
Butted : Karışmak. İzmarit. Tos vurmak. Boynuzlamak. Popo. Kafa atmak. Uç uca birleştirmek. Süsmek. Toslamak.
Basal : Esaslı. Esas. Baz alınan. Esasa ait. Asal. Tabansal. Esas ile ilgili. Tabana ilişkin. Bazal.
Fundament synonyms : meat and potatoes, understructure, raft foundation, backsides, april, archimedean point, ass, girders, asshole, arse, dados, bases, depths, clackers, far end, cornerstone, girder, support, supposal, baseplate, dogma, foot wall, assumption, ground row, starfishes, back drop, battier, bedplate, formula, bottoms, bedplates, arsehole, foundation.
Fundament ingilizce tanımı, definition of Fundament
Fundament kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Foundation.

Bu kısımda Fundament kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fundament ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fundament anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fundament ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.