Funkier türkçesi Funkier nedir

Funkier ingilizcede ne demek, Funkier nerede nasıl kullanılır?

Funkiest : Dehşete düşmüş. Müthiş. Şık. Garip. Harika. Ağır kokulu. Acayip. Korkak. Dehşet.

Funking : Kaçınmak. Çekinmek. Dehşete düşürmek. Yan çizmek. Dehşet. Uzak durmak. Korkmak. Korkutmak. Korkak. Korku.

Funk hole : Yamaca veya yere kazılan sığınak. Barınak. Güvenli yer. Hendeğe kazılan askerlerin saklanabildikleri veya uyuyabildikleri alan. Siper.

Blue funk : Moral sıfır. Sıfır moral. Üzgün tuh hali.

Funk : Korkutmak. Dehşet. Kaçınmak. Dehşete düşürmek. Uzak durmak. Çekinmek. Korkmak. Yan çizmek. Korku. Korkak.

Funked : Kaçınmak. Korkmak. Çekinmek. Yan çizmek. Dehşete düşürmek. Korkutmak.

Funks : Korkmak. Dehşet. Korku. Korkutmak. Korkak. Çekinmek. Uzak durmak. Kaçınmak. Dehşete düşürmek. Yan çizmek.

Fun loving : Eğlence düşkünü. Eğlenmeyi seven.

Fun fair : Panayır. (ingiltere ingilizcesi) festival. Lunapark. Sergi.

Made fun of : Maytapa almak. Dalgaya almak. Alaya almak. Dalga geçmek. Alay geçmek. İle eğlenmek. Gırgıra almak. Eğlenmek. İle alay etmek. Gırgır geçmek.

İngilizce Funkier Türkçe anlamı, Funkier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funkier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dread : Korkmak. Korkuyla beklemek. Yılmak. Nefret etmek. Korku ve endişe duymak. Korku. Ürkmek. Korku nedeni. Çok korkmak.

Almighty : Tanrı. Ulu. Son derece. Her şeye gücü yeten. Çok büyük. Her şeye kadir. Süper. Tek güç. Büyük.

Frightful : Korku verici. Kötü. İğrençlik. Kocaman. Tatsız. Korkunç. Ürkütücü. İğrenç.

Cranky : Gevşek. Asabi. Laçka. Alıngan. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Çabuk sinirlenen. Huysuz. Çabuk öfkelenen. Dengesi her an bozulabilir. Eksantrik.

Alarm : Telaşlandırmak. Air-launched anti-radiation missile (havada atılan antiradyasyon füzesi). Telaşa düşürmek. Bir tehlike durumunda tiyatro yapısı içindeki kişileri uyaran aygıt. Tehlike işareti. Tehlikeyi bildirmek. Korku. Uyarı düzeni. Uyarı.

Crankiest : Huysuz. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Ters. Laçka. Sinirli. Eksantrik. Alıngan. Tuhaf. Aksi. Çabuk sinirlenen.

Bonzer : Mükemmel (avustralya argosu).

Brills : Çivisiz kalkan. Mükemmel. Dişikalkan. Süper. Pisi balığı. Çivisiz kalkan balığı. Balık türü. Çivisizkalkan.

Braw : Gösterişli. Seçkin. Güzel. Yerinde. Hoş. Mükemmel. (iskoçça) gösterişli. İyi. İyi giyinmiş.

Hit : Sarsmak. Başarılı film. İsabet etmek. Rastgelmek. Sayı. Vurmak. Ulaşmak. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. İsabet ettirmek. Bulmak.

Funkier synonyms : links course, as in a dream, chicken livered, bizar, dray, funkiest, dismay, beautiful, codgers, trap, choices, awe, frit, breathtaking, beltings, chipper, awfully, codger, amazing, cowards, alarms, bughouses, cravens, direful, chicken hearted, afeard, dandiest, droll, corker, awes, appalling, chic, chics.