Göynüttürme nedir, Göynüttürme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kendinden geçirme: Hafızın okuduğu gazeller beni oturduğum yerde göynüttürdü.

Göynüttürme anlamı, tanımı

Göyn : Gönül

Göynü : İyice olmuş meyve. Üzüntü, sıkıntı. Gönlü.

Kendinden : Kendi aklından, kendi kendine.

Gazeller : Muğla şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Geçirme : Geçirmek işi.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Gazel : Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genel olarak lirik konularda yazılan nazım biçimi. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

 

Hafız : Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.

Kend : Kasaba, şehir.

Gaze : Acun, evren, âlem.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Diğer dillerde Gövdeyi yana bükmek anlamı nedir?

İngilizce'de Gövdeyi yana bükmek ne demek ? : trunk bending sideways