Güde nedir, Güde ne demek

Güde; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yavrulayacak, gebe inek.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bilecik ilinde, Pazaryeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kastamonu ilinde, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Güde ile ilgili Cümleler

  • Hayvanı parayla insanı bedava güderler.
  • Bu dünyada güdenler ve güdülenler var. Bir de güdülemeyenler.
  • Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin!
  • Ne o kardeş koyun gibi güdecek miydin beni?

Güde ile ilgili Atasözü veya Deyim

sürüyü güden kurdu görür : “zor bir işe giren onun bütün sıkıntılarıyla karşılaşabilir” anlamında kullanılan bir söz.

Güde anlamı, kısaca tanımı

Güdebilme : Güdebilmek işi

Güdebilmek : Gütme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Güdecek : [Bakınız: güdemek]. [Bakınız: güdülgü]. Okurken satırları izlemekte kullanılan araç. Odun parçası, kısa ve kalın sopa.

Güdeç : Tunceli ili, Kocakoç bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Güdeğer : Ortak, bir arada çalışma: Tarlada güdeğer çalışalım.

Güdek parası : Çoban ücreti.

Güdekçi : Oyunda ebe. Çoban, sığırtmaç.

Güdel : Tahta kepçe.

Güdeleç : Kısa, bodur, gelişmemiş.

Güdelek : Kısa, bodur, gelişmemiş. Okurken satırları izlemekte kullanılan araç. Kuyruksuz.

 

Güdeli : Kars şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Suşehri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Güdellemek : Yumurta, pekmez ve benzerleri şeyleri karıştırmak, çarpmak.

Güdem : Bir gözlem ya da ölçümde varılmak istenen bilgi ya da bir araştırma sürecinde güdülen amaç.

Güdembeç : Okurken satırları izlemekte kullanılan araç.

Güdemeç : Okurken satırları izlemekte kullanılan araç.

Güdemek : Okurken satırları izlemekte kullanılan araç. Kazın kanat kemiği.

Güdemen : Küçük, ufak.

Güden : Çoban, sığırtmaç. Testi. Bandoyu yöneten adam. Kalınbağırsak. Çoban.

Güdengüt : Ot çekirgesi.

Güder : Mısır ekmeği. Yöneten, idare eden. Düşüncelerini, ilkelerini gerçekleştirmeye çalışan. Bayburt kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Vezirköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Güderileme : Güderilemek işi.

Güderlemek : Karıştırmak (yemek için).

Güdermek : Kamburlaşmak. Şişmek. Hayvan otlatmak.

Güdek : Amaçlanan sonuç, güdülen şey.

Güdeksiz : Bir amaca dayanmayan.

Güdeleme : Güdelemek işi, motivasyon.

Güdelemek : Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.

Güderi : Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin. Bu meşinden yapılmış.

Güderici : Güderi yapan veya satan kimse.

Güdericilik : Güdericinin yaptığı iş.

Güderihane : Güderinin yapıldığı yer.

Güderilemek : Güderi işlemlerini yapmak.

Diğer dillerde Güçsüzlük belgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Güçsüzlük belgesi ne demek ? : insolvency