Güdelek nedir, Güdelek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kısa, bodur, gelişmemiş.

Okurken satırları izlemekte kullanılan araç.

Kuyruksuz.

Güdelek anlamı, kısaca tanımı

Güde : Yavrulayacak, gebe inek. Bilecik ilinde, Pazaryeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ilinde, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer

Güdel : Tahta kepçe.

Kuyruksuz : Kuyruğu olmayan.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

İzlemek : Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

 

İzlem : İzleme işi, izleme, takip. Önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol, strateji.

Satır : Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi. Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü.

Geliş : Gelme işi.

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

Satı : Satma işi, satış. Adanmış.

Okur : Okuyan kimse, okuyucu, kari.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Diğer dillerde Güçsüzlük belgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Güçsüzlük belgesi ne demek ? : insolvency