Satı nedir, Satı ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Zaten
Aslında, zaten.
1.Düğün armağanı. 2.Satılık mal.
Diğer sözlük anlamları:
[Bakınız: satu]
Satı isminin anlamı, Satı ne demek:
Erkek ismi olarak; Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk. Kız ismi olarak; Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk. Erkek ismi olarak; Yükselip ortaya çıkan, yükselen.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Kayseri şehri, Bakırdağı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Satı tanımı, anlamı:
Satıya çıkarmak : Satışa çıkarmak.
Satıcı : Alıcıya bir şey satan kimse.
Satıcılık : Satıcı olma durumu. Küçük ölçüde ticaret yapma işi. Satıcının işi.
Satıh : Görünen bölüm. Yüzey.
Satılığa çıkarmak : Satmak, satışa çıkarmak.
Satılık : Satışa çıkarılmış olan.
Satılış : Satılma işi.
Satılma : Satılmak işi.
Satılmak : Para veya çıkar karşılığı, gizlice karşı tarafa hizmet etmek. Satma işi yapılmak.
Satım : Satış.
Satımcı : Satım işini yapan (kimse).
Satımlık : Satıcının, mal sahibi adına sattığı şeyden aldığı yüzdelik.
Satın alma : Satın almak işi, mübayaa. Kurum ve kuruluşlarda gereksinim duyulan malları almaya yetkili birim.
Satın almacı : Satın alma işlerini yürüten kimse, mübayaacı.
Satın almak : Bir nesneyi belirlenen fiyatını ödeyerek kendine mal etmek, mübayaa etmek.
Satıp savmak : Gereken parayı sağlamak için elindeki malı ucuza satıp tüketmek, yok pahasına elden çıkarmak.
Satır : Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi. Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü.
Satır arası : Yazı satırlarının arasında kalan mesafe. Dolaylı anlatım.
Satır atmak : Herkesi öldürmek, kırıp geçirmek.
Satır başı : Her satırın baş kısmı. Konuşma vb.nde dikkat çekilen önemli nokta.
Satır satır : Bütün satırların hepsini okuyarak, her satırla ilgilenerek. İnceden inceye, dikkatlice. Herhangi bir metni tamamıyla, bütünüyle.
Satır sonu : Her satırın son kısmı.
Satış : Satıcı ile alıcı arasında yapılmış olan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılmış olan işlem, satım. Satma işi.
Satış değeri : Bir malın satılabileceği fiyat.
Satış fiyatı : Malın satılırken uygulanan ücreti, satış bedeli.
Satış merkezi : Bir malın satıldığı ana merkez.
Satış mukavelesi : Satış sözleşmesi.
Satış ruhsatı : Bir malın satılmasına ilişkin izin belgesi.
Satış sarayı : Satış merkezi.
Satış şartnamesi : Satış sözleşmesi.
Satış sözleşmesi : Alım satım sırasında malın cinsi, miktarı ve ödeme şartlarını belirten yazılı anlaşma metni, satış mukavelesi, satış şartnamesi.
Satış yapmak : Satmak.
Satış yeri : Bir malın satıldığı yer.
Satışa çıkarmak : Satmak için ortaya koymak.
Satışa gelmek : Uydurma bir sebeple ortada bırakılmak.
Akıl para ile satılmaz : "delice iş yapan zenginler bulunduğu gibi akıllıca iş yapan fakirler de vardır" anlamında kullanılan bir söz.
Alım satım : Alışveriş.
Alım satım bürosu : Alışveriş işlerinin yapıldığı veya düzenlendiği şube, yer, alım satım ofisi.
Alım satım ofisi : Alım satım bürosu.
Atsan atılmaz satsan satılmaz : İşe yaramadığı veya sıkıntı verdiği hâlde vazgeçilemeyen şeyler ve kimseler için söylenen bir söz.
Ayak satıcısı : Gezgin satıcı.
Belayı satın almak : Göz göre göre belayı üstüne çekmek.
Dış satım : İhracat.
Dış satımcı : İhracatçı.
Dış satımcılık : İhracatçılık.
Efektif satış : Bir yabancı para biriminin ulusal para birimi türünden belirlenen fiyatıyla satışı.
Hesabını bilmeyen kasap ne satır bırakır ne masat : "hesabını bilmeyen kişi elinde, avucunda bulunan işe yarar şeyleri de ziyan eder" anlamında kullanılan bir söz.
İki satır laf etmek : Dostça biraz söyleşmek.
İndirimli satış : Sanayi odalarının onayıyla belirli bir süre için yapılmış olan değer düşürümlü satış.
Konsinye satış : Satasıya.
Kredili satış : Peşin olmayan ve kredi açma esasına dayanan vadeli satış.
Önceden satış : Ürün daha tarladayken, yetiştiği zaman teslim edilmek üzere, önceden pey verilerek yapılmış olan satış, alivre.
Peşin satış : Bedeli peşin alınarak yapılmış olan satış.
Seyyar satıcı : Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse.
Seyyar satıcılık : Seyyar satıcı olma durumu.
Spot satım : Fabrikalardan ve piyasalardan toptan ve vadeli mal satma.
Tanzim satışı : Satıcı fiyatlarının yükselmesini önlemek, bazı malların tüketiciye ulaşmasını sağlamak için belediye veya başka kamu kuruluşları tarafından yapılmış olan satış.
Tutulu satış : Bir taşınmazın ipotek edilmek suretiyle uzun vadeli krediyle satın alınması, tutsat.
Vadeli satış : Karşılığı ileride ödenmek üzere yapılmış olan satış.
Satma : Satmak işi.
Satıa : (sa:tıa) Bir kız ismi olarak anlamı; Yükselen, yükselip ortaya çıkan.
Satıbey : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Kendisini adamış bey. Van ili, Timar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Satıcı kredisi : Dışalımcıların hâkim olduğu bir piyasada, dışsatım yapabilmek amacıyla dışalımcılara vade tanınması. bk. vadeli satış
Satıcı piyasası : Alıcıların sayısının satıcılardan çok olması nedeniyle satış koşullarının satıcılar tarafından belirlendiği piyasa. krş. alıcı piyasası
Satıcık : Şanlıurfa şehri, Viranşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Satıcılar : Ağrı ilinde, Diyadin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Satıgül : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Kendisini adamış güzel.
Satıhanım : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Kendisini adamış hanım.
Satık : Bağlı : Sen artık karına satıksın. 1.Satılan, elden çıkarılan (mal, vb.). 2.Peşin. Topal.
Satıka : Sadaka. Su kaynatmaya yarayan iki kulplu testi.
Satı ile ilgili Cümleler
- Ertesi gün, bir jak meyvesi satın aldım.
- Satıcı bir araba satmak istiyor.
- Satıcı kıyma makinesinin nasıl kullanılacağını gösterdi.
- Satıcı o penyeyi almamı tavsiye etti ve ben de aldım çünkü annem de ona katıldı.
- Onun için bir hediye satın alacağım.
- Bu hikayeyi satın almadın, değil mi?
- O, kitapları nereden satın alıyor?
- Bugün bir kitap satın aldım.
- Satıcı makinenin nasıl kullanılacağını gösterdi.
- O bir gazete satın aldı.
- Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.
- Bu onların satın aldığı evdir.
- Satıcı onu almam için ısrar etti.
- Satıcı onun nasıl kullanılacağını gösterdi.
Diğer dillerde Satı anlamı nedir?
Rusça'da Satı : n. продажа (F)


Bu kısımda Satı nedir? Satı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Satı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Satı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.