Satın alma nedir, Satın alma ne demek

  • Kurum ve kuruluşlarda gereksinim duyulan malları almaya yetkili birim
  • Satın almak işi, mübayaa.

"Satın alma" ile ilgili cümleler

  • "Buradaki yasaların yabancıların ev satın almalarına mâni olup olmadığını bilmiyordu henüz." - N. Uygur

Satın alma anlamı, tanımı:

Satın almacı : Satın alma işlerini yürüten kimse, mübayaacı.

Satın almak : Bir nesneyi belirlenen fiyatını ödeyerek kendine mal etmek, mübayaa etmek.

Belayı satın almak : Göz göre göre belayı üstüne çekmek.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Yetkili : Mezun. Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar.

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir kümenin her elemanı. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.

 

Mübayaa : Satın alma.

Almak : Kazanmak, elde etmek. Yer değiştirmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Kabul etmek. Ele geçirmek, fethetmek. İçine sığmak. Yolmak, koparmak. Birlikte götürmek. Gidermek, yok etmek. Erkek, kadınla evlenmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. İçecek veya sigara içmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Soldurmak. Başlamak. Görevden, işten çekmek. Çalmak. Kazanç sağlamak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Kısaltmak, eksiltmek. Temizlemek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Örtmek, koymak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. İçeri girmesini sağlamak. Sürükleyip götürmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Göreve, işe başlatmak. Satın almak.

Satın alma gücü : Belirli bir nicelikdeki para ile belirli mal ya da kişi emeğinden satın alınabileni.

Satın alma ile ilgili Cümleler

  • Ali asla hiçbir şey satın almadı.
  • Satın almak istediğim kitap budur.
  • Ne tür bir şapka satın almak istiyorsun?
  • Hiç kimse, Tom'un satmaya çalıştığı hiçbir şeyi satın almadı.
  • Satın almak istediğim başka bir şeyi düşünemedim.
  • Ben gidip bir gazete satın almak zorundayım.
  • Satın almadan önce niçin elbiseyi denemedin?
  • Bu hikayeyi satın almadın, değil mi?
  • Satın almak istediğin nedir?
  • O biraz sebze satın almak için süpermarkette durdu.
  • Satın almak istediğim odur.
  • Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.
  • Satın almak istediğin bir şey var mı?
  • Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.
 

Diğer dillerde Satın alma anlamı nedir?

İngilizce'de Satın alma ne demek? : n. buying, purchasing, buy, purchase

Fransızca'da Satın alma : achat [le], acquisition [la], emplette [la]

Almanca'da Satın alma : n. Ankauf, Beschaffung, Besorgung, Einkauf, Erwerb, Erwerbung, Kauf

Rusça'da Satın alma : n. покупка (F), закупка (F), купля (F), скупка (F), подкуп (M)

adj. покупной