Sale türkçesi Sale nedir
- Yüksek ederle satılamayan ya da zor satılan çeşidi kalmamış malların ucuz ederle satılması.
- Talep.
- Ucuzluk.
- Sürüm.
- Satım.
- Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve malın belli bir bedel karşılığında mülkiyetinin alıcıya devredilmesine dayanan işlem.
- Satış.
- Mezat.
- Herhangi bir malın belirli eder ve koşullar altında paraya çevrilebilmesi için satıcı ile alıcı arasında yapılan anlaşmadan doğan işlem.
- İndirimli satış.
- Açık artırma ile satış.
- İndirim.
- İstek.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Satı.
- Ucuz satış.
- Açık artırma.
Sale ile ilgili cümleler
English: Dresses are on sale on the top floor.
Turkish: Elbiseler üst katta satılıktır.
English: Apples were on sale today.
Turkish: Elmalar bugün indirimli.
English: I went to a sale with my mother yesterday and kept hounding her to buy me a dress.
Turkish: Dün, annemle birlikte indirimli satışa gittim ve bana bir elbise alması için onu kışkırtmayı sürdürdüm.
English: I notice the sale prices are written in red ink.
Turkish: Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazılmasına dikkat ediyorum.
English: He realized a large sum by the sale of the plantation.
Turkish: O ekili alanın satışını büyük miktarda gerçekleştirdi.
Sale ingilizcede ne demek, Sale nerede nasıl kullanılır?
Sale agreement : Satış sözleşmesi. Bir satışla alakalı sözleşme.
Sale and lease back : Mevcut bir varlığın bir finansal kuruma satılarak sonradan kiralanması. Satma ve geri kiralama. Sat ve geri kirala.
Sale and return : Muhayyer satış.
Sale at retail : Perakende satış.
Sale by auction : Müzayede ile satış. Açık arttırma yolu ile satış. Müzayedeyle satış. Açık artırmayla satış. Açık artırma veya eksiltme yoluyla satış. Müzayeden satış. Artırmayla satış.
Sale confirmation : Satış ispatı. Fiş. Bir satış muamelesini kaydetmek için satıcı ve müşteri arasındaki yazılı belge. Satış faturası. Fatura. Makbuz. Satış onayı.
Sale in bulk : Götürü satış. Ağırlığına, niceliğine, belirli bir birim ederine göre değil malın genel bir oranlamaya bağımlı kalınarak satılması.
Sale for place of destination clause : Satıcının malı alıcının bulunduğu yere -kente- kadar götürmesi ya da oraya kadar yapılacak giderleri üzerine alması koşulu ile bağımlı satış. Yerine verme koşullu satış.
Sale display : Serek satışı. Üstü açık, bir, iki metre genişliğinde satılacak malı, isteklilerine gösterme amacıyla yapılmış bir araç. gördüğümüz ve bildiğimiz anlam ve nitelikteki dükkanlar dışında, açık yerlerde çeşitli düzen ve yöntemlerle yapılan satış.
Sale by sample : Numuneyle satış. Numuneye göre satış. Numune üzerine satış. Örnek üzerine satış. Numune ile satış. Numune üzerine satım.
İngilizce Sale Türkçe anlamı, Sale eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Degradation : Rütbesini indirme. Degradasyon. Ayrışım. Düşme. Yıkılma. Parçalanma. Azalma. Yitirim. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması, fiziksel veya histolojik olarak dejenerasyona uğrama, degradasyon, parçalanma. Bozunma.
Sales : İndirimli satışlar. Satış hasılatı. Satış ile ilgili. Satış için. Satışla ilgili. Satışlar.
Cheapness : Kalitesizlik. Değersizlik.
Allowance : Tolerans. Hesaba katma. Alıcı yitircesi karşılığı. Cep harçlığı. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. Müsaade. Alacaklı indirimi. Müsamaha. Handikap spor.
Appetites : Arzu. Afiyet. Şehvet. İştah.
Moderateness : Ilımlılık. Ehvenlik. Ölçülülük.
Appetite : Şehvet. Arzu. Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi. Afiyet. Apetit. İştah.
Ambition : Tamah. Heves. Tutku. İhtiras. Şiddetle istenen şey. Açgözlülük. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Hırs. Bir şeyi elde etme tutkusu.
Aspiration : Özlem. Arzu. Soluma. Havalandırma. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Can atma. Aspirasyon. Soluklu okuma. İştiyak. Nefes alma.
Sale synonyms : bargain sales, frugality, bonification, vendition, calling, claim, cutback, requisition, auction sale, divestiture, imploration, bents, requirement, deductible, sell, release, version, auctions, liquidations, plea, dumpings, vendue, same, depreciation allowance, special offer, liquidation, deduction, offtake, ardour, marketing, mand, editions, dumping.
Sale ingilizce tanımı, definition of Sale
Sale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The transfer of property, or a contract to transfer the ownership of property, from one person to another for a valuable consideration, or for a price in money. See 1st Sallow. The act of selling.

Bu kısımda Sale kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sale ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sale anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sale ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.