Gülme nedir, Gülme ne demek

  • Gülmek işi
  • Kahkaha.

"Gülme" ile ilgili cümleler

  • "Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır." - S. Birsel
  • "Turist Ömer gülmeyi unutmamış, horlandıkça iyimserliği pekişmiş bir kesimin simgesidir, lümpenin çaresizliğidir." - S. İleri

Gülme anlamı, tanımı:

Gülme komşuna gelir başına : "birinin başına gelen kötü bir durum senin de başına gelebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Gülmece : Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi. Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor.

Gülmeceli : İçinde gülmece nitelikleri bulunan (yazı, karikatür vb.), mizahi.

Gülmek : İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.

Gülmekten kırılmak : Aşırı derecede gülmek.

Ağlatan gülmez : "başkalarına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz, kendisine döner, o da ağlar" anlamında kullanılan bir söz.

Ağzını bırakıp kıçıyla gülmek : Alay ederek karşısındakine gülmek.

Bir göz ağlarken öbür göz gülmez : "keder veya sıkıntı varken dostlar, akrabalar eğlenmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Bir göz gülmek : Hem gülüp hem ağlamak.

Bıyık altından gülmek : Birinin durumuna belli etmemeye çalışarak gülümsemek.

Gevrek gevrek gülmek : Kendine güvenip karşısındakini küçümsemek. neşeli ve kendine güvenli biçimde gülmek.

Gözlerinin içi gülmek : Çok sevindiği yüzünden, gözlerinden belli olmak.

İçin için gülmek : Belli etmeden, gizli gizli gülmek.

İçinden gülmek : Sezdirmeden eğlenmek.

Kakır kakır gülmek : Sesli ve sürekli gülmek.

Katıla katıla gülmek : Aşırı derecede gülmek.

Pis pis gülmek : Başkalarını kızdıracak, sinirlendirecek biçimde gülmek.

Sakalına gülmek : Ciddi gibi görünen sözlerle alay etmek.

Yüze gülmek : Yalandan dost görünmek. sevimli, alımlı görünmek.

Yüzü gülmek : Feraha kavuşmak. temiz, tertipli duruma gelmek. sevinci yüzünden belli olmak.

Yüzüne gülmek : Dostmuş gibi görünmek. dostluk göstermek, ilgi göstermek, alakalanmak. temizliği, yeniliği dolayısıyla ferahlık vermek.

Kahkaha : Yüksek sesle gülme.

Gülme komşuna, gelir başına : “birinin başına gelen kötü bir durum senin de başına gelebilir” anlamında kullanılan bir söz.

Gülmeceli masalcık : Dinleyicileri güldürmek amacıyla söylenen masalcık,. bk. masalcık, ala.

Gülmeceli roman : Aslında coşku verecek nitelikte olmayan, olgular içinde gülünçlü ve tuhaf yanları belirten roman.

Gülmekten kırılmak : aşırı derecede gülmek. İlgili cümle: "“Ahali gülmekten kırılıyordu.”" R. N. Güntekin.

Gülmelü : Gülünecek, tuhaf, gülünç.

Gülmen : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Çok gülen, her zaman gülen kimse.

 

Gülmenaşi : Küçük parmak

Gülmeşeker : Güzel ve sevilen insanlara denir.

Gülmez : El tezgâhında dokunan renkli, alacalı bez.

Gülme ile ilgili Cümleler

  • Gülme duyuyorum.
  • Ali aniden gülmeyi kesti.
  • Ali Mary'nin ağladığını fark ettiğinde gülmeyi bıraktı.
  • Gülme.
  • Ne yaparsan yap gülme.
  • Bazı insanlar gülmeye başladılar.
  • Gülme sırası bizde.
  • Gülme!
  • Seyirci gülmeye başladı.
  • Ali gülmemeye çalışıyor.
  • Beni gördüğü an gülmeye başladı.
  • Gülmedim.
  • Gülme komşuna gelir başına.
  • Gülme sırası bende.

Diğer dillerde Gülme anlamı nedir?

İngilizce'de Gülme ne demek? : adj. risible

n. laughing, laughter, laugh, mirth

Fransızca'da Gülme : rire [le], ris [le]

Almanca'da Gülme : n. Gelächter, Lache

Rusça'da Gülme : n. смех (M)