Kahkaha nedir, Kahkaha ne demek

Kahkaha; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kahkaha" ile ilgili cümle

  • "Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım." - Y. Z. Ortaç

Kahkaha hakkında bilgiler

Kahkaha (Özgün adı: LOL (Laughing Out Loud)), 2008 yapımı Fransız komedi filmi. Filmin yönetmeni aynı zamanda Delgado Nans ile birlikte senaryosunu da yazan Lisa Azuelos'dur. Filmde lakabı "Lol" olan Lola isimli genç kızın annesini canlandıran Sophie Marceau oynamaktadır. Lola 16 yaşındadır ve hayatı Paris 'teki prestijli bir lisede okuması, gizli günlüğü, arkadaşları, erkek arkadaşları, boşanmış olan ebeveynleri, uyuşturucu ve cinsellik arasında bölünmüştür.

Demi Moore, Miley Cyrus ve Adam Sevani 'nin baş rollerini paylaşacağı, 2011'de gösterime girmesi için bir yeniden yapım çekilmiştir.

A cultural critic writing for The Independent noted that the movie portrayed British culture in the way it is stereotypically imagined by many French to be, showing a small town outside of London where it "never stops raining. The streets are populated by middle-aged women in dowdy, floral dresses carrying garish umbrellas. For dinner, the French teenagers are served white bread, marmalade and pasta – on the same plate. "

Kahkaha ile ilgili Cümleler

 
  • Kelebeklerin kahkahasını dinleyebilen biri, bulutların tadını da bilir.
  • Kahkaha öldürebilir.
  • Komik bir kahkahan var.
  • Ben bir kahkaha patlattım.
  • Kahkaha ile güldük.
  • Kahkaha kibire karşı tek tedavidir ve kibir gülünebilir tek hatadır.
  • Her gün kahkaha atmakla ve ağlamakla çok meşgulüm bu yüzden ders çalışmak için zamanım yok.
  • Tom'un güzel bir kahkahası var.
  • Herkes kahkahaya boğuldu.
  • Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür.
  • Kahkaha en iyi ilaçtır.
  • Kahkaha ile gülmekten kendini alamadı.
  • Aniden herkes kahkahayı patlattı.
  • Kahkaha bulaşıcıdır.

Kahkaha tanımı, anlamı:

Kahkaha atmak : Yüksek sesle gülmek.

Kahkaha basmak : Kendini tutamayıp yüksek sesle gülmek.

Kahkahadan kırılmak : Çok gülmek.

Kahkahayı ağzında söndürmek : Edep sınırlarını aşmamak için gülmeyi sınırlamak.

Kahkaha çiçeği : İki çeneklilerden, çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz, mavi, pembe veya morumsu çiçekler açan, bir veya çok yıllık, tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi, gündüzsefası.

Kahkaha fırtınası : Kahkaha tufanı.

Kahkaha tufanı : Toplu olarak atılan kahkaha.

Kahkaha tufanı kopmak : Birdenbire toplu olarak kahkaha atmak.

Gülme : Kahkaha. Gülmek işi.

Fransız : Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Komedi : Gülmeye neden olan olay veya olaylar. Yalan ve yapmacık söz veya davranış. Güldürü.

Film : Sinemalarda gösterilen eser. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü.

 

Yönetmen : Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

Aynı : Aralarında ayrım olmayan. Benzer. Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş.

Zaman : Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Dönem, devir.

Yüksek : Etkili. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Güçlü, şiddetli. Erdemli, faziletli. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Derece veya makamı bakımından üstün.

Kahkaha çiçeğigiller : Yaprakları almaşlı ve basit, çanak ve taç yaprakları beşli, üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan, ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

Kahkaha basmak : kendini tutamayıp yüksek sesle gülmek. İlgili cümle: "“Beni yatakta görünce kahkahayı bastı.”" Ö. Seyfettin. “Senyörün etrafındakilerden biri dayanamayıp bir kahkaha salıverdi.” -N. F. Kısakürek.

Diğer dillerde Kahkaha anlamı nedir?

İngilizce'de Kahkaha ne demek? : n. laughter, laugh, guffaw, haw haw, heehaw

Fransızca'da Kahkaha : hilarité [la], éclat de rire

Almanca'da Kahkaha : n. Gelächter, Heiterkeit, Lache

Rusça'da Kahkaha : n. хохот (M), смех (M), гоготанье (N)