Fransız nedir, Fransız ne demek

Fransız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse

"Fransız" ile ilgili cümle

  • "Dört beş ay uğraşarak papağan gibi tekrarladığım ilk cümleleri duyan Fransızlar gülmeye başladılar." - B. R. Eyuboğlu

Fransız hakkında bilgiler

Fransız; Fransa'da yaşayan, Fransa'nın vatandaşlığına sahip veya bir Cermen kavmi olan Frank (veya Frenk) kökenli kimse. "Francia" sözcüğünün kökü de bu kelimeden gelmektedir, anlamı ise Frenkler'in yurdu ve yaşadıkları bölge demektir. Tarih boyunca Franklar, Roma kültürünün etkisinde kalarak Galya'daki yerli halklar (Kelt ve Latin kökenli topluluklar) ile karışmış ve bugünkü Fransızların ataları olmuşlardır.

Fransız ile ilgili Cümleler

  • Ali uygun şekilde Fransızca konuşmuyor.
  • Bana biraz Fransızca öğretir misin?
  • Fransız başkanın gelecek ay Japonya'yı ziyaret etmesi planlandı.
  • Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.
  • Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.
  • Fransız bir adamla evli bir kızımız var.
  • Bize Fransızca bir şarkı söyle.
  • Fransız çalışıyorum. Almanca da çalışıyorum.
  • Fransız bir avukat tarafından bana iş verildi.
  • O, Fransızca ve açıkça görülüyor ki İngilizce konuşabilir.
  • Bu Fransızca bir kelime.
  • Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızıdır.
  • Ali çocuklarıma Fransızca öğretiyor.
  • Ali patronu için bir mektubu Fransızca'dan İngilizce'ye çevirdi.
 

Fransız kısaca anlamı, tanımı:

Halk : Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Fransız kalmak : Anlatılan bir konuyu anlayamamak. herhangi bir konudan uzak kalmak.

Fransızca : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil.

Fransızlaşma : Fransızlaşmak işi.

Fransızlaşmak : Fransız olmak, Fransızlığı benimsemek.

Fransızlaştırma : Fransızlaştırmak işi.

Fransızlaştırmak : Fransız kimliğini kazandırmak.

Fransızlık : Fransız olma durumu.

Vatandaş : Yurttaş.

Sahip : Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.

 

Cermen : Bu halktan olan kimse. Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk.

Frank : Fransa, İsviçre, Belçika vb. ülkelerin para birimi.

Fren : Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.

Köken : Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Fransız baskısı : Hücreyi parçalamak ve hücresiz özüt elde etmek için kullanılan, süspansiyon halindeki hücrelerin bir pistonla sıkıştırılarak basınca maruz bırakılması, sonra aniden basıncın düşürülmesi ile hücrelerin patlatılmasını sağlayan bir alet.

Fransız buldok köpeği : Fransa’dan köken alan, İngiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak İngiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda Fransız köpek yetiştiricileri tarafından Fransa'ya getirilip Fransız Teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, Fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu Fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, İngiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

Fransız merinosu : Yerli koyunların İspanya Merinoslarıyla melezlenmesi sonucu elde edilmiş, daha sonra Prekoz Merinosuyla ıslah edilmiş, vücut beyaz, baş ve bacaklar yapağıyla örtülü, erkekleri boynuzsuz, iyi derecede yapağı kalitesine sahip olan koyun ırkı, Arles Merino koyunu.

Fransız merkantilizmi : Devlet eliyle sanayileşmenin desteklenmesine, koruyucu dış ticaret politikasıyla dışalımın kısılarak dışsatımın artırılmasına, dışalıma yüksek vergiler uygulanmasına yönelik bir dizi politika düzenlemesini içeren ve Jean Baptiste Colbert tarafından önerilip 1 yüzyılda Fransa’da uygulanan merkantilist politikalar. krş. merkantilizm, Alman merkantilizmi, İngiliz merkantilizmi

Fransız ölçün birliği : Fransa'da ulusal ölçünleri, bu arada sinema ve televizyonla ilgili ölçünleri saptayan kurum.

Fransız perdesi : Bir yandan yukarı doğru açılırken, öbür yandan çapraz olarak yanlara doğru açılan tiyatro perdesine verilen ad.

Fransız sütçü simental sığırı : Fransa’dan köken alan, 1 yüzyılda Fransa’ya getirilen Bernese ırkından orijin alan, kırmızı beyaz alaca renkli, et ve süt verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı.

Diğer dillerde Fransız anlamı nedir?

İngilizce'de Fransız ne demek? : adj. French, of or pertaining to France or its inhabitants; of French origin, Gallic

n. French, Gaul

pref. Franco

Almanca'da Fransız : n. Franzose

adj. gallisch

Rusça'da Fransız : n. француз (M)

adj. французский