Gaul türkçesi Gaul nedir

Gaul ile ilgili cümleler

English: The Gauls are close to the Germanic tribes.
Turkish: Galyalılar, Germen boylarına yakındır.

English: All Gaul is divided into three parts.
Turkish: Tüm Galya üç parçaya bölündü.

Gaul ingilizcede ne demek, Gaul nerede nasıl kullanılır?

Gauleiter : Nazi kontrolü altındaki bölgenin siyasi lideri veya resmi başkanı. Despot veya otokratik yetkili. Nazi valisi.

Gaulish : Keltçe.

Gaullic : Galya ile ilgili. Galya'ya özgü (batı avrupa'da antik bölge). Fransa'ya özgü. Fransız.

Gaullism : Charles de gaulle'un ilkelerine dayalı olan savaş sonrası fransız siyasi hareketi. Gaulizm. Gaulle'ün politikasını takip ettirme. Iı. dünya savaşı sırasında charles de gaulle'un vich rejimine karşı yönettiği fransız siyasi hakeret. Gaullizm.

Gaullist : Charles de gaulle'un siyasi ilkelerini destekleyen ve savunan kişi. Gaulle'ün politikasını takip eden. Charles de gaulle'u savunan. Vichy rejimine karşı fransız direniş hareketinin destekleyen fransız kimse. Gaulist.

Gaucherie : Pot kırma. Acemice tavır. Beceriksizlik. Patavatsızlık. Terbiyesizlik. Kaba davranış.

Charles de gaulle international airport : Charles de gaulle uluslararası havalimanı. Doğu paris'te (fransa) bulunan uluslararası bir havalimanı.

 

Gaucheness : Görgüsüzlük. Yol yordam bilmeme. İncelik eksikliği. Kabalık. Sakarlık. Beceriksizlik. Sosyal incelik eksikliği.

Gaucheries : Kaba davranış. Terbiyesizlik. Pot kırma. Patavatsızlık. Beceriksizlik.

Gaultheria : Hep yeşil kalan çalı türü.

İngilizce Gaul Türkçe anlamı, Gaul eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gaul ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frenches : Et veya pirzoladan iç yağı veya kemik kesmek. Fransız öpücüğü vermek. French. Sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek. Fransızca. Bir kişiye oral seks yapmak. Fransızca ile ilgili. Etten kemiği ayırmak. Fransa ile ilgili.

French : Etten kemiği ayırmak. Fransızca. Fransızca ile ilgili. Sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek. Fransız öpücüğü vermek. Fransa ile ilgili. Fransızlar. Bir kişiye oral seks yapmak.

Frenchman : Fransız erkeği.

Celts : Hint-avrupa kökenli kavim. Keltler. Breton ve ırlanda neslini olusturan kavim.

Frog : İlik. Göbek kısmı. Makas göbeği. Fransız (kötü). Karakurbağası. Kopça. İki başlı kas. Hem suda hem karada yaşayan, çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı. Tuğla harç çukuru. Kurbağa.

Frenchy : Fransa'nın yerlisi ya da vatandaşı (ayrıca frenchie). (resmi olmayan) fransız olan kişi.

Franco : Parasız. Franko. Ücretsiz.

Celt : Kelt. Britanya ve galler'in roma dönemi öncesi halkı ve onların soyundan gelen. Hint-avrupa kökenli kavim. Breton ve ırlanda neslini olusturan kavim.

Frenchie : (resmi olmayan) fransız olan kişi. Fransa'nın yerlisi ya da vatandaşı (ayrıca frenchy).

 

Gaul synonyms : gallia, gauls, frenchmen, gallic, frenchwoman, frenched, french person, gaullic, frenching.

Gaul ingilizce tanımı, definition of Gaul

Gaul kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The Anglicized form of Gallia, which in the time of the Romans included France and Upper Italy (Transalpine and Cisalpine Gaul).