Laughter türkçesi Laughter nedir

Laughter ile ilgili cümleler

English: The boy was not abased by the laughter of his classmates.
Turkish: Oğlan, sınıf arkadaşlarının kahkahalarıyla küçük düşmemişti.

English: A day without laughter is a day wasted.
Turkish: Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür.

English: Ali burst into laughter.
Turkish: Ali kahkaha attı.

English: Ali heard laughter outside.
Turkish: Ali dışarıda kahkaha duydu.

English: I heard laughter in the next room.
Turkish: Bitişik odada kahkaha duydum.

Laughter ingilizcede ne demek, Laughter nerede nasıl kullanılır?

Be convulsed with laughter : Gülmekten katılmak.

Burst into laughter : Makaraları koyuvermek. Gülmekten kırılmak. Kahkahayı basmak. Kahkahayı koyuvermek. Kahkahaya boğulmak. Kahkaha atmak.

Burst of laughter : Yüksek sesli ani kahkaha patlaması. Birden kahkaha atma. Kahkaha patlaması.

Bursting with laughter : Gülmekten kendimi alamıyorum. Kontrolsüz bir şekilde gülüyorum. Gülmekten patlıyorum.

Endless snorts of stupid laughter : Aptalca gülüşün bitmek bilmez sırıtışları. Yürekten ve aptalca gülüş.

Hoot of laughter : Kahkaha.

Gales of laughter : Kahkaha tufanı.

Fold up with laughter : Katıla katıla gülmak. Gülmekten kırılmak.

 

Fit of laughter : Gülme krizi. Kahkaha krizi.

Explosion of laughter : Kahkaha tufanı.

İngilizce Laughter Türkçe anlamı, Laughter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laughter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laughings : Komik. Gülüşme. Güle güle. Güldürücü. Gülen. Güldüren.

Hilarities : Gürültülü eğlence. Şamata. Neşe. Eğlence.

Titter : Kıkırdama. Kıkırdamak. Kıkırdayış. Tebessüm. Tebessüm etmek. Kıs kıs gülmek. Kıkır kıkır gülmek. Kıkır kıkır gülme.

Shouts of laughter : Gürültülü kahkahalar.

Guffaw : Gürültülü kahkaha. Kahkaha atmak. Kahkahalarla gülmek. Kahkahayı basmak. Kahkahaya boğulmak. Gürültülü kahkaha atmak. Kahkahalar atmak. Nahoş kahkaha atmak. Nahoş bir kahkaha.

Laughing : Güldürücü. Gülen. Güle güle. Neşe veren. Güldüren. Komik. Gülüşme.

Hee haw : Eşek anırması. Anırmak. Anırma. Anırma sesi. Eşeklerin çıkardıkları ses. Ai.

Cackle : (tavuk) gıdaklamak. Çenesi düşmek. Gıdıklamak. Gıdaklamak. Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek. Çenesi durmamak. Laflamak. Gevezelik etmek. Gürültülü bir şekilde konuşmak.

Chuckled : Kıkırdama. Kendi kendine gülmek. Kıkır kıkır gülmek. Gurklamak (tavuk). Gizli ve sessiz gülme. Kıkırdamak. Kendi kendine gülme. Kısık sesle gülmek. Gurklama tavuk.

Pettishness : Hırçınlık. Asabilik. Alınganlık. Aksilik. Çabuk öfkelenme. Sinirlilik. Huysuzluk.

Laughter synonyms : snicker, guffawing, belly laugh, guffawed, hilarity, haw haw, chuckles, hoot of laughter, giggle, chuckle, heehaw, chortle, cachinnation, activity, utterance, vocalization, laughters, horselaugh, chortling, snort, mirth, snigger, risible, guffaws, laugh, chortles, chortled, ha ha.

 

Laughter zıt anlamlı kelimeler, Laughter kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Durgunluk. Üşengeçlik. Tembellik. Hareketsizlik.

Laughter ingilizce tanımı, definition of Laughter

Laughter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A movement (usually involuntary) of the muscles of the face, particularly of the lips, with a peculiar expression of the eyes, indicating merriment, satisfaction, or derision, and usually attended by a sonorous and interrupted expulsion of air from the lungs. [Bakınız: Laugh].