Güre nedir, Güre ne demek
- Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
- Kuvvetli, dinç.
- Çekingen, korkak, ürkek.
- Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay

Yerel Türkçe anlamı:
Hemen yapılıp bozulabilen, basit ocak.
Çekingen, korkak, ürkek
Bir yaşından üç yaşına kadar olan taylara verilen ad.
Sık, gür: Çayırın güre yerine yaslandım.
Hiç bağlanmamış serbestçe gezmiş ürkek, azgın hayvan.
Uzak.
Verimli olmayan toprak, mera.
Çiftleşmek isteyen kısrak, dişi eşek.
Küçük kulaklı koyun ve keçi.
Yabancı olan, alışmamış olan.
Soğukkanlı.
Kuvvetli, dinç.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Bakır leblebici kazanı. (*Tavşanlı -Kütahya)
Diğer sözlük anlamları:
Vahşi, talim görmemiş, işe alışmamış.
Zıpır, haşarı.
Fransızca'da Güre ne demek?:
énergie, puissance
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Uşak şehrinde, Güre nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Aydın kenti, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Afyon kenti, Hocalar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, Edremit ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Güre anlamı, tanımı:
Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.
Güreş etmek : Güreşmek.
Güreş mayosu : Güreşirken, güreşçilerin giydiği özel mayo.
Güreş minderi : Kapalı spor salonlarında güreşçilerin üzerinde güreştikleri, üstü yekpare kaplı olan kauçuk minder.
Güreşçi : Güreş yapan, güreşen kimse, pehlivan.
Güreşçi köprüsü : Köprü.
Güreşilme : Güreşilmek işi.
Güreşme : Güreşmek işi.
Güreşmek : İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak. Mücadele etmek.
Güreştirmek : Güreş yaptırmak.
Aba güreşi : Aba giyilerek ve bele kuşak bağlanarak yapılmış olan bir güreş türü.
Alttan güreşmek : Gizli gizli yenme yollarını kollamak.
Bilek güreşi : İki kişinin, dirseklerini bir yere dayayarak birbirlerinin bileğini bükmeye çalışması.
Boğa güreşçisi : Boğa güreşi yapan kimse, matador, toreador, torero.
Boğa güreşi : Genellikle İspanya ve Meksika'da, özel olarak yetiştirilmiş boğayı yenmek amacıyla yapılmış olan gösteri, korida.
Harala gürele : Telaş ile.
Hint güreşi : Karşıt yönde yan yana ve sırtüstü yatan bir çiftin, iç yandaki bacaklarını kenetleyerek birbirlerini çevirme çabası.
Kaçak güreşmek : Asıl konuya girmeksizin başka şeylerden söz etmek. politikada sık sık düşünce değiştirip esas amacını gizlemek.
Serbest güreş : Sıkma, boğma, kol bükme, kafa vurma, ısırma vb. hareketler dışında vücudun her yanına oyun uygulanabilen bir güreş türü.
Yağlı güreş : Güreşçilerin vücutlarının zeytinyağı ile yağlanmasıyla yapılmış olan bir tür serbest güreş.
Yağlı güreşçi : Yağlı güreş yapan sporcu.
Çiftleşmek : Bir şey tekken bir tanesinin daha katılmasıyla iki olmak. Erkek ve dişi hayvan veya bitki hücreleri döllenmek için bir araya gelmek.
Kısrak : Dişi at.
Eşek : Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa. Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus).
Kuvvetli : Sağlam, dayanıklı olan. Saygın, nüfuzlu. Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı. Görevini iyi yapan, keskin. Etkili.
Çekingen : Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse), muhteriz.
Korkak : Çok çabuk ve olmayacak şeylerden korkan (kimse, hayvan).
Ürkek : Çok ürken, korkuya çabuk kapılan. Çekingen.
Dinç : Canlı, zinde bir biçimde. Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana.
Güre olmak : Toprak ekilecek duruma gelmek. At ve eşek çiftleşmek istemek. Azgınlaşmak, zıpırlaşmak.
Gürebe : Eğri uçlu küçük balta, nacak.
Gürebi : Eğri uçlu küçük balta, nacak.
Gürece : Balıkesir şehri, Susurluk ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bitlis ilinde, Hizan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla ili, Ortakent nahiyesine bağlı bir bölge.
Güreci : Saray ahırlarında tay bakıcısı. Çanakkale ilinde, Lâpseki belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Gürecilik : Devimselcilik.
Güref : Küme, sürü, kafile.
Gürel : Hindi. Maviye yakın koyu bir renk. 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Hareketli, coşkun kimse.
Gürelemek : Yığılmak. Canlanmak, hareketlenmek (keklik için). Bir şeyi kaldırıp atmak. Eşek, kısrak çiftleşmek istemek.
Gürelenmek : Yabanîleşmek, vahşileşmek. Yavaş yavaş alışkanlığını kaybetmek.
Güre ile ilgili Cümleler
- Ali hala güreşiyor mu?
- Güreşçi 200 kilonun üzerinde bir ağırlıktadır.
- Kafeye girdiğim gibi televizyonda güreş karşılaşması izleyen iki genç erkek gördüm.
- Yeni seçilen belediye başkanı eskiden profesyonel güreşçiydi.
- Ali başparmak güreş yarışmasını kazandı.
- 250 kg, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.
- Boğa güreşi nedir?
- Biz dilimiz için güreştik.
Diğer dillerde Güre anlamı nedir?
İngilizce'de Güre ne demek? : gravel
Almanca'da Güre : Fohlen, Füllen

Bu kısımda Güre nedir? Güre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Güre tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Güre hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.