Gablet türkçesi Gablet nedir

  • Küçük üçgen çatı.
  • [#alın Alınlık].
  • Fronton.
  • Küçük yan duvar.
  • Küçük çatı.

Gablet ingilizcede ne demek, Gablet nerede nasıl kullanılır?

Gable end : Üçgen çatı. Kalkan duvarı. Yan duvar sonu.

Gable roof : Beşik örtü. Üçgen çatı. Eşeksırtı. Beşikörtüsü çatı. Beşikçatı. Beşik çatı. Bir duvarın üçgen tarafını kapatan çatı.

Gable wall : Alın duvarı. Kalkan duvarı. Üçgen çatı yan duvarı. Kalkan duvar.

Gable window : Beşik çatı penceresi. Kalkan çatı penceresi.

Gable : Çatı katındaki eğik duvar. Yan duvar. Kalkan duvarı. Üçgen çatı. Üçgen biçiminde dam. Bina duvarının beşikçatı ile birleştiği yerdeki üçgen bölüm. Kalkan.

Assuagable : Yatıştırılabilir. Dindirilebilir. Sakinleştirilebilir. Uzlaştırılabilir.

Challengable : Tartışılabilir.

Huggable : Kucaklamaya davet eden. Sarılası. Sarmalanabilir. Kucaklamalık. Sarılabilir. Tam sarılmalık. Kucaklanmaya davet eden. Kucaklanabilir. Sarılmaya değer. Kucaklanası.

Debuggable : Hatası ayıklanabilir. Yazılım hataları ayıklanabilir. Hataları yok etmek ve programı dikkatle kontrol etmek için kontrollü ve aşamalı bir şekilde çalıştırılabilir (özel derleyici kullanarak) (yazılım).

Fatigable : Çabuk yorulan. Kolay yorulan.

İngilizce Gablet Türkçe anlamı, Gablet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gablet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Power : Yapma gücü. İktidar. Güçlülük. Kuvvet. Yeti. Derman. Hegemonya. Vekalet. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Güç sağlamak.

Calendar : Kütük. Ruzname (farsça). Yıllık. Günbilik. Almanak. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Liste. Takvime girmek. Gündizme. Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen.

Correlation table : Bağıntı tablosu. Korelasyon tablosu.

Column : Kolon. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Sütun. Kol. Kuyruk. Destek. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Dikeç. Basamak (matematik terimi).

Periodic table : Peryodik tablo. Öğeleri artan öğe sayılarına göre dizilerek oluşturulan sekiz temel kümeli çizelge. Periodik cetvel. Dönemsel çizelge. Periyodik tablo. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Periyodik cetvel. Öğeciklerin, eksicik sayısı ve benzer özelliklerine göre sıralanmasıyla elde edilen çizelge. Öğeler çizelgesi. Öğelerin dönemli olarak değişen kimi özelliklerine gore düzenlenen çizelge.

 

Ability : Hüner. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Zeka. Liyakat. Özlü toprak. İktidar. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. İstidat. Beceri.

Row : Atışma. Sandalla gezdirmek. Gürültülü bir şekilde kavga etmek. Sıra. Yansıra. Oturma yeri dizisi. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi. Kürekle donatmak. Kayıkla taşımak.

Table of contents : Sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste. İçerikler. İçindekiler. İçindekiler listesi. Kitabın başında bulunan ve alfabetik dizin olmayan içindekiler.

File allocation table : Dosya tahsis tablosu. Dosya yerleşim tablosu. Kütük rehberi. Kütük yerleşim çizelgesi. Kütük dizini. Dosya ayırma tablosu. Bir diskin her dosyanın konumunun kaydedildiği alanı. Dosya dizini.

Face string : Alınlık kirişi.

Gablet synonyms : actuarial table, statistical table, array, tabular array, contents, pediment, fronton, frontal, pediments, frontals.

Gablet zıt anlamlı kelimeler, Gablet kelime anlamı

Inability : Olanaksızlık. Yapamama. Aciz. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeteneksizlik. Acziyet. İktidarsızlık. Gücü olmama. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Güçsüzlük.

Unable : Yapamayacak durumda. Yapamıyacak durumda. Olanaksız. Elinden gelmez. Aciz. Gücü yetmez. Yapamaz. Liyakatsiz. İktidarsız.

Incompetent : Gereken yetenekte olmayan. Kabiliyetsiz. Yetersiz. Eksik. Beceriksiz (kimse). Beceriksiz. Yetkisiz. Na-ehil. İstidatsız. Ehliyetsiz.

Gablet ingilizce tanımı, definition of Gablet

Gablet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small gable, or gable-shaped canopy, formed over a tabernacle, niche, etc.