Gainsay türkçesi Gainsay nedir

  • İnkar etmek.
  • İtiraz etmek.
  • Reddetmek.
  • Kabul etmemek.

Gainsay ingilizcede ne demek, Gainsay nerede nasıl kullanılır?

Gainsayer : Aksini iddia eden kimse. İnkar eden. Reddeden kimse. Aksini iddia eden. İnkar eden kimse. Reddeden. Karşı çıkan.

Gainsayers : Aksini iddia eden kimse. İnkar eden. Aksini iddia eden. İnkar eden kimse. Karşı çıkan. Reddeden. Reddeden kimse.

Gainsaying : İnkar etme. İnkar etmek. İtiraz etmek. Kabul etmemek. Reddetmek.

Gainsays : İnkar etmek. Reddetmek. Kabul etmemek. İtiraz etmek.

Gainsaid : Reddetmek. İnkar etmek. İtiraz etmek. Reddedilen. Kabul etmemek.

Capital gains tax : Sermaye değerindeki artış vergisi. Sermaye kazancı vergisi. Değer artış vergisi. Sermaye kazançları vergisi.

Ill gotten gains : Hak edilmemiş kazanç. Haram mal. Haksız kazanç.

Gainst : Aleyhinde. Karşı. Aykırı.

Capital gains : Bir malın alım satım fiyatı arasındaki pozitif fark (ekonomi). Sermaye kazanımı. Sermaye kazançları. Hisse senedi ve tahvillerin satışından elde edilen kar.

Thomas gainsborough : (1727-1788) ingiliz portre ve manzara ressamı. The mall ve mavi çocuk resimlerinin yaratıcısı.

İngilizce Gainsay Türkçe anlamı, Gainsay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gainsay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Argued : Karşı gelmek. Tartışmak. Belli etmek. İspatı olmak. Münakaşa etmek. Göstergesi olmak. İkna etmek. İddia etmek. Savunmak.

Contravene : Başkaldırmak. Aykırı davranmak. Çiğnemek. İhlal etmek. Karşı çıkmak. Uyuşmamak. Çatışmak. Uymamak.

Question : Problem. Soruşturma. - den şüphe etmek. Konu. Kuşku. Sorgu. Soru. Şüphe etmek. Sorguya çekmek. İfadesini almak.

Disapprove of : Doğru bulmamak. Onaylamamak. Beğenmemek. Uygun görmemek.

Call into question : Yalancı çıkarmak. - hakkında endişeleri artıran. Doğruluğunu sorgulamak. Şüpheye düşüren. Yerindeliğini sorgulamak. Şüphe uyandıran.

Abnegate : Tanımamak. Feragat etmek. Yadsımak. Feda etmek. Ülkeden ayrılmak. Vazgeçmek. Kaçmak (sorumluluktan).

Contravening : Çiğnemek. Bozmak. Karşı çıkmak. Aykırı davranmak. Çatışmak. Karşı gelmek. İhlal etmek. Başkaldırmak.

Declines : Reddedilen. Eğimi olmak. Çürümek. Bozulmak. Eğmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Azalmak. Zayıflamak. Düşmek.

Disallowing : İptal etmek. Menetmek. Saymamak. İzin vermemek.

Abnegated : Yadsınmış. Yadsımak. Tanımamak.

Gainsay synonyms : repugn, chuck out, abnegating, contests, demurred, dispute, oppugn, arguing, disacknowledge, disapprove, disallowed, contesting, demurring, abnegates, cast offs, argue against, contravenes, contravened, disallow, argue against something, abjures, controverts, cast to the winds, disapproves, contradict, buck, deny, challenge, abjure, controverted, contend, disallows, challenges.

Gainsay ingilizce tanımı, definition of Gainsay

Gainsay kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To controvert. To contradict. To deny. To dispute. To forbid.