Gammoning türkçesi Gammoning nedir

  • Tavlada yenmek.
  • Gemi direğinin ön ipinin yukarı kalmasını önlemek için gemi cıvadrasının başına kadar bağlı olduğu ip veya demir (denizcilik).
  • Yalan.
  • Saçma laf.
  • Saçmalık.
  • Aldatmak.
  • Mars etmek.
  • Hile.
  • Dolandırmak.
  • Kandırmak.
  • Birinden çıkar sağlama veya kandırma eylemi.
  • Boş konuşmak.

Gammoning ingilizcede ne demek, Gammoning nerede nasıl kullanılır?

Gammon : Mars etmek. Yalan. Saçmalık. Tütsülenmiş jambon. Tiringa halatı. Hile. Zırva. Aldatmak. Saçma laf. Tavlada yenmek.

Gammons : Yalan. Aldatmak. Kandırmak. Saçma laf. Zırva. Hile. Boş konuşmak. Mars etmek. Domuz budu. Dolandırmak.

Backgammon : Tavla.

Gammoglobulinemia : Gammaglobülinemi. Kanda gamaglobülin bulunması.

Gammoglobulinopathy : Gamaglobulinopati. Gamopati.

Monoclonal gammopathy : Tek bir hücre klonundan, sadece bir çeşit immünoglobulin tipinin, aşırı düzeylerde üretilmesi. Monoklonal gamopati. Bir tür antikor klonunun çoğaldığı durum veya hastalık.

Polyclonal gammopathy : Poliklonal gamopati. Farklı, birden fazla immünoglobulinin üretimiyle belirgin hipergamaglobulinemi. bulaşıcı, immün aracılı ve yangısal hastalıklarda, yüksek düzeyde ve uzun süreli antijenik uyarımlardan kaynaklanır.

Gammopathy : Gamopati. B lenfositlerin anormal derecede üremesi sonucu aşırı düzeylerde immünoglobulin veya antikor üretimi, gamaglobulinopati. hodgkin hastalığı, çoklu miyelom ve makroglobinemi gibi hastalıklarda ikincil olarak biçimlenir.

 

İngilizce Gammoning Türkçe anlamı, Gammoning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gammoning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blague : Yalan dolan. Böbürlenme. Övünme. Zırva.

Bunkoing : Güveni suistimal suçu. Dolandırıcılık. Alavere dalavere. Kandırıp kazıklamak. Hakkını yemek. Hile yapmak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Factitiousness : Yapmacıklık. Sahtelik. Yapaylık. Sunilik.

Absurdness : Anlamsızlık. Akılsızlık. Manasızlık.

Fabrications : Üretme. İmal etme. Uydurma. Bir araya getirme. Sahtesini yapma.

Fables : Öykü. Boş laf etmek. Meşhur. Uydurmasyon. Kıssa. Efsane. Hikaye. Masal. Fabl.

Exorcism : Dua ile defetme. Duayla kötü ruh veya cin kovma. Cinleri okuyarak defetme. Duayla ruh veya cin kovma. Kovma duası. Şeytan çıkarma. Cin kovma duası. Dua okuyarak cinleri defetme.

Arts : Kurnazlık. Edebiyat ve beşeri ilimler. Güzel sanatlar. Şeytanlık. Sanatlar.

Gab : Zırvalamak. Gevezelik. Çene. Çok konuşmak. Konuşkanlık. Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için abd, ingiltere, almanya, fransa, belçika, hollanda, italya, isveç, kanada ve japonya'nın ımf’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme. Saçmalamak. Çene yapmak.

Betrays : Yanlış yola sevk etmek. Kötüye kullanmak. Ele vermek. Hainlik etmek. İhanet etmek. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Açığa vurmak. Ağzından kaçırmak.

 

Gammoning synonyms : conjury, buncoed, prating, trifle, gabs, gabbing, blear the eyes, fairy, arguing, absurdity, chiseling, betray, cantrip, artificials, dispossession, cheated, abracadabra, conjuring, befooled, deceit, apple sauce, conjuration, false pretense, canards, artificialness, jawing, buncoing, bunco, adulteration, cheat, applesauce, bamboozle, bilking.

Gammoning ingilizce tanımı, definition of Gammoning

Gammoning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of imposing upon or hoaxing a person. The lashing or iron band by which the bowsprit of a vessel is secured to the stem to opposite the lifting action of the forestays.