Gangallamak nedir, Gangallamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Herhangi bir şeyi üst üste getirmek.

Gangallamak anlamı, tanımı

Ganga : İhtiyar komşu kadın

Gangal : Kangal. Eğrilmiş, kirman dolusu ipin yumağı. Çile halinde ip. Bir tutam, demet: Bir gangal ot ver. Simit: Çocuğa gangal alıverdim. Çengel. Pamuğu çıkarılmış koza. Eğri. Dallı budaklı. Kurutulmak üzere ipliğe dizilerek asılan tütün yaprağının büyük demeti. Dikenli bir çeşit ot. Deve dikeni. Yabani enginar. Çok zayıf insan ya da hayvan. Kangal dikeni. Yaprakları haşlanarak yenebilen, mor çiçekli bir bitki, devedikeni. Birbirine bağlanıp asılan mısır koçanları. Yarım ay şekli (boynuz için): Gangal boynuzlu öküzümüz var.

Gang : Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü.

Üst üste : Çok kalabalık, sıkışık. Birbiri arkasından. Birbirinin üstüne konulmuş bir biçimde.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Getirme : Getirmek işi.

Üste : "Fazladan vermek, ödemek" anlamındaki üste vermek, "fiyatı artırmak eklemek, katmak" anlamlarındaki üste vurmak deyimlerinde geçen bir söz. "Başarmak, becermek" anlamındaki üstesinden gelmek deyiminde geçen bir söz.

 

Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Gamopati anlamı nedir?

İngilizce'de Gamopati ne demek ? : gammopathy