Gaunter türkçesi Gaunter nedir

Gaunter ingilizcede ne demek, Gaunter nerede nasıl kullanılır?

Gauntest : Çok zayıf ve kuru. Sıska. İnce. Kuru. Zayıf. Çorak. Kasvetli. Cılız. Bir deri bir kemik. Sıkıcı.

Gaunt : İnce. Çorak. Zayıf. Sıkıcı. Bir deri bir kemik. Kuru. Sıska. Çok zayıf ve kuru. Kıraç. Cılız.

Gauntlet : Geçme ray. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Zırh eldiveni. Kırbaçlayarak işkence etmek. İş eldiveni. Eldivencik. Uzun eldiven.

Gauntleted : Koruyucu eldiven giymiş.

Gauntlets : Eldivencik. Uzun eldiven. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Geçme ray. Zırh eldiveni. İş eldiveni. Kırbaçlayarak işkence etmek.

Gauntness : Gaddarlık. Zayıf ve bitkin olma niteliği. Sıskalık. Kuruluk. Perişanlık. Aşırı zayıflık. Soğukluk. Süzgünlük.

Took up the gauntlet : Ona verilen kontrolü alan. İş eldivenlerini alan. Bir sonraki hareketi yapması gerektiğinin farkına varan.

Gauche : Gaf yapan. Acemi. Beceriksiz. Düşüncesiz. Münasebetsiz. Yol yordam bilmeyen. Kaba saba. Savruk. Uygunsuz. Patavatsız.

Gauntry : Fıçı kızağı. Kızak. Makas köprüsü (roket). Rampa.

Fling down the gauntlet : Düelloya davet etmek. Meydan okumak.

İngilizce Gaunter Türkçe anlamı, Gaunter eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gaunter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balder : Kabak. Dazlak (argo terim). Kel. Kabak kafalı. Besbelli. Süssüz. Küstah. Saçsız. Yapraksız.

Landscapist : Peyzajcı. Peyzaj resimleri çizen ressam. Manzara resimleri çizen ressam.

Oil painter : Yağlıboya ressamı.

Cachectic : Bitkin. Cılız (hastalıktan). Kaşektik. Beden zayıflığına bağlı olan, aşırı zayıf. Kaşeksili.

Civilised : Medeni. Kibar. Hoş. Uygar. Terbiyeli. Kültürlü. Sosyal açıdan gelişmiş (ayrıca 'civilized'). Seviyeli. Aydın.

Comfortless : Huzursuz edici. Huzursuz. Ferah olmayan. Konforsuz. Rahatsız.

Adust : Güneş ışığında kurutulmuş. Yanmış. Melankoli. Yakılmış. Kavrulmuş.

Watercolorist : Suluboya ressamı.

Saltworts : Deniz kenarlarında bulunan ve dikenli yapraklı ve küçük çiçekli yabani oy ailesine mensup bitki.

Bleak : Tatsız. Rüzgara maruz. Umutsuz. Kötü. Rüzgar alan. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Akkefal. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık.

Gaunter synonyms : genre painter, abstract artist, postimpressionist, wasted, post impressionist, darker, burdensome, dryer, emaciated, gaunt, blocker, fauve, bald, lankest, bleakest, leans, bothersome, rickety, atonic, scenic artist, bovine, attentive, asthenic, sterile, abstractionist, distortionist, burdensomely, boniest, hungrier, thin, meagre, portraitist, cheerless.

 

Gaunter zıt anlamlı kelimeler, Gaunter kelime anlamı

Fat : Tombul. İçyağı. Şişmanlatmak. Besiye çekmek. Semirtmek. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Katı yağ. Yağlı.

Civilian : Mülki. Sivil. Başı bozuk.