Gauntry türkçesi Gauntry nedir

  • Makas köprüsü (roket).
  • Kızak.
  • Fıçı kızağı.
  • Rampa.

Gauntry ingilizcede ne demek, Gauntry nerede nasıl kullanılır?

Gauntries : Fıçı kızağı. Rampa. Makas köprüsü (roket). Kızak.

Gaunt : Bir deri bir kemik. Çok zayıf ve kuru. İnce. Zayıf. Kuru. Cılız. Kıraç. Çorak. Sıska. Kasvetli.

Gaunter : Çok zayıf ve kuru. Kıraç. Çorak. Bir deri bir kemik. Sıska. İnce. Zayıf. Cılız. Kasvetli. Kuru.

Gauntest : İnce. Çok zayıf ve kuru. Kasvetli. Kuru. Sıkıcı. Kıraç. Zayıf. Bir deri bir kemik. Sıska. Çorak.

Gauntlet : Düelloya davet için yere atılan eldiven. Zırh eldiveni. Geçme ray. Kırbaçlayarak işkence etmek. İş eldiveni. Uzun eldiven. Eldivencik.

Gauntness : Aşırı zayıflık. Kuruluk. Sıskalık. Perişanlık. Gaddarlık. Soğukluk. Süzgünlük. Zayıf ve bitkin olma niteliği.

Gauntleted : Koruyucu eldiven giymiş.

Throw down the gauntlet : Hodri meydan demek. Alnını karışlamak. Meydan okumak. Düelloya davet etmek. Savaşmaya ya da düelloya davet etmek.

Fling down the gauntlet : Meydan okumak. Düelloya davet etmek.

Take up the gauntlet : Meydan okumayı kabul etmek. Çatışmayı kabul etmek. Ona verilen kontrolü alan. Bir sonraki hareketi yapması gerektiğinin farkına varan. İş eldivenlerini alan. Düelloyu kabul etmek. Meydan okuyanın çağrısını kabul etmek.

 

İngilizce Gauntry Türkçe anlamı, Gauntry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gauntry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bobsleigh : Arka arkaya bağlı iki kızak. Gaf. Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Yarış kızağı. Bobsled. Kar kızağı. Bobsley.

Pads : Istampa. Keçe. Yastık (küçük). Altlık. Ped. Haraç. Bloknot. Sümen. Ayak izi (hayvan).

Chock : Domuzdamı. Takoz. Tıka. Takoz koymak. Kama. Destek koymak. Takozla desteklemek. Tıkamak.

Coaster : Altlık. İki kulplu şarap bardağı. Bardak altlığı. Bardakaltı. Kabotaj gemisi. Kabotaj yapan gemi. Tahta peynirlik. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Koster.

Gantries : Tren köprüleri (nehir vb üzeri). Makas köprüsü (tren).

Platform : Yayla. Bilgisayar, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parti programı. Ortam. Düzlem. Apartman topuk. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Plato. Düzlük.

Framework : Karkas. İskelet. Esas yapı. Çerçeve. Sistem. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. Kadro. Çatı. İskelet (binaya ait). Yapı.

Loading ramp : Yükleme rampası. Bindirme rampası.

Gantry crane : Gezer vinç. Kedi arabalı vinç. Portal vinç. Kedili vinç. Vinç (seyyar). Ayaklı köprülü vinç. Liman vinci. Gezer kaldırga.

Ascent : Yokuş. Gitme. Bayır. Harfin üst çıkıntısı. Yukarı doğru giden yol. Yukarı doğru göç. Yükselme. Çıkış. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Yükseliş.

Gauntry synonyms : gantry, carrier, drag, chute, coasters, launching platform, gauntries, boarding, launching pad, carriers, drags, dry dock, bobsleds, gradient, access ramp, gantry scaffold, ascents, pad, bobsled.