Gayre nedir, Gayre ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gayrı.

Gayre ile ilgili Cümleler

  • Öğretmenin konuşması, Mary'nin daha sıkı çalışması için gayrete getirir.
  • Ali çok gayretli.
  • Gayret dayıya düştü, bu işe sen el atmazsan olmayacak.
  • Ha gayret!
  • Gayretli çalışma olmadan başarı mümkün değil.
  • O başarılı olmak için gayret ediyor.
  • O, gayretli olmadıkça yeni projesinde başarısız olabilir.
  • Bu şansı ziyan etmemeye gayret et.
  • “Ekmeğini zeytinyağına banıp öyle lezzetli bir yiyişi vardı ki ben de gayrete gelmiştim onunla.”
  • “Geceden hazırladığım poşeti alıp ses çıkarmamaya gayret ederek indim katları.”
  • “Azar azar fakat ısrarlı bir gayret göstermeye başladı.”
  • Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.
  • Gayretin övgüye şayan.
  • Bunu çok istiyorsam gayret göstermem lazım. Başka şansım yok.
  • Zenciler elinde yüz binlerce Rum tutsağı var; edepsizlik, gayretsizlik de nedir?
  • Ali gayretli, değil mi?

Gayre ile ilgili Atasözü veya Deyim

el arı düşman gayreti : “dosta düşmana karşı küçük düşmemek için çaba gösterme” anlamında kullanılan bir söz.

eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz : “bir kimsenin işi bozulduğunda, durumunu düzeltmek için en büyük çabayı kendisinin göstermesi gerekir” anlamında kullanılan bir söz.

gayret dayıya düştü : “iş, onu başarabilecek olana kaldı” anlamında kullanılan bir söz.

 

gayret etmek : emekle çalışmak, çabalamak, uğraşmak.

gayret göstermek : çaba harcamak, başarmak için çalışmak.

gayret vermek : isteklendirmek, özendirmek, yüreklendirmek.

gayrete gelmek : bir işi yapmaya veya bitirmeye özenmek; canlanmak.

gayretine dokunmak : bir işi yapamayacağını ileri sürenlere kızarak veya kendisinin yapması beklenen işi başkasının yapmasından utanç duyarak başarmaya çalışmak.

ha gayret : kuvvet vermek, cesaretlendirmek, yardım etmek için söylenen bir söz.

kuru gayret çarık eskitir : “bir iş rastgele bir çabayla değil amaca doğru planlı bir biçimde yürümekle başarılır” anlamında kullanılan bir söz.

Gayre kısaca anlamı, tanımı

Gayr : Başka kimse, başkası

Gayreç : Büyük suların geçit yeri.

Gayretlendirme : Gayretlendirmek işi.

Gayretlendirmek : Gayretlenme işini yaptırmak.

Gayret : Çalışma, çaba, çalışma isteği. Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu.

Gayret kuşağı : Babaevinden çıkarken aile büyükleri veya erkek kardeşlerinden biri tarafından gelinin beline dolanan kırmızı kuşak.

Gayretkeş : Çalışkan. Yan tutan, kayıran.

Gayretkeşlik : Gayretkeş olma durumu.

Gayretlenme : Gayretlenmek işi.

Gayretlenmek : Çalışma isteği duymak veya çalışma isteği artmak.

Gayretli : Çalışkan, çaba gösteren.

Gayretlilik : Gayretli olma durumu.

Gayretsiz : Çalışmayan, çaba göstermeyen.

Gayretsizlik : Gayretsiz olma durumu.

Gayrı : Başka, diğer. (ga'yrı) Artık, bundan böyle.

Diğer dillerde Gaygeriozis anlamı nedir?

İngilizce'de Gaygeriozis ne demek ? : gaigeriosis