Gelling türkçesi Gelling nedir

  • Jelleşmek.
  • Jöleye dönüşmek.
  • Jelleşme.

Gelling ingilizcede ne demek, Gelling nerede nasıl kullanılır?

Gelling agent : Jelleştirici. Pelteleştiric. Jel oluşumuyla gıdada farklı bir yapı oluşturan madde.

Cudgelling : Kötek. Dayak atmak. Dövmek. Sopalamak.

Flagelliform : Uzun ince ve esnek (biyoloji terimi). Kamçılı hayvana benzeyen.

Agar gell immunodiffusion test : Yarı katı jel içerisinde açılan delikler içeresindeki antikor ve antijenlerin bu delikler arasındaki bölgede kümelenmesi esasına dayanan serolojik test. Agar jel immünodifüzyon testi.

Gelled : Jelleşmek. Jelleşmiş. Jöleye dönüşmek.

Gelly : Jöle.

Animal like flagellate : Zoomastigophorea sınıfındaki protozoonlar. Hayvan benzeri kamçılılar.

Ferdinand magellan : (d.1480-1521) portekizli kaşif ve denizci.

Cudgelled : Dövmek. Dayak atmak. Sopalamak.

Exflagellation : Eksflagellasyon. Plasmodium veya ilişkili cinslerde kısa sürede mikrogametositten mikrogametlerin oluşumu. Eksflagelasyon.

İngilizce Gelling Türkçe anlamı, Gelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensitivity : Bir ölçme aracının ölçüm konusuna ilişkin ayrımcıkları saptama yeteneği, bk. duygunluk. Duyarlık. Duygululuk. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze (fotosellül) gibi alıcıların ışık ışınlarından ya da elektro - mağnetik dalgalardan etkilenme özelliği. Alınganlık. Duyarlılık, hassaslık. bir serolojik testin aranan antikorların varlığını saptamada gerçek pozitifliği tespit etme oranı. Kararsızlık. Bir etkiye, uyarıya zaman ya da büyüklük bakımından verilen yanıt oranı. 2-çözümsel kimyada, kullanılan ayıraçla nitel ya da nicel olarak saptanabilecek en düşük nicelikteki özdek. aygıtların belli büyüklükteki değişiklikleri saptayabilme sınırı. Bir uyarıma. karşılık, alınabilen tepkinin uyarıma oranı ile ölçülen nitelik. bir telsiz alıcısının, alınan dalgalara karşılık verebilme ölçüsü.

 

Warmness : Ilıklık.

Fellow feeling : Başkasının halinden anlama. Aynı duyguları paylaşma. Ortak his. Halden anlama. Ortak duygu.

Warmheartedness : İyi kalplilik. Cana yakınlık. Sempatiklik. Sıcakkanlılık. Yüreği sıcaklık. Dostça olma durumu. Sevimli ve hoş olma durumu. Sevgi dolu olma. Sıcak kalplilik. Anlayışlılık.

Fearlessness : Cesaret. Korkusuzluk. Pervasızlık.

Apathy : Soğukluk. Alakasızlık. Cansızlık. Duygusuzluk. Lakayıtlık. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Apati. İhmal. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık.

 

Notion : Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Eğilim. Kavram. Kanı. Heves. Nosyon. Görüş kanı. Fikir. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce. Bilgi.

Pride : Azamet. Gurur. Haysiyet. Aslan sürüsü. Onur. İftihar. Tafra. Şeref. Özsaygı. Debdebe.

Ungratefulness : Nankörlük. Hainlik. İyilik bilmezlik. Küfran.

Complex : Çok parçalı. Karmaşa. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü. Tam bezem. Blok. Karışık. Bileşik şey. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çapraşık. Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum.

Gelling synonyms : philia, pleasance, first blush, affectionateness, sympathy, desire, ambivalency, pridefulness, hunch, passion, soulfulness, solemnity, twinge, unconcern, agitation, calmness, sexual urge, sentiment, hope, emotion, gel, humor, affection, suspicion, presence, despair, impression, sensitiveness, devastation, opinion, unhappiness, pain, affect.

Gelling zıt anlamlı kelimeler, Gelling kelime anlamı

Gratitude : Minnettarlık. Minnet. Memnuniyet. Kadirşinaslık. Gönül borcu. Şükran. İyilikbilirlik. Değerbilirlik. Şükür.

Pain : Baş belası. Üzmek. Eziyet etmek. Kalbini kırmak. Acı çekmek. Sancı. İncitmek. Ağrı. Istırap. Canını yakmak.

Liking : Düşkünlük. Sempati. Beğeni. Hoşlanma. İlgi. Sevgi. Alaka. Beğenme. Sevme. Meyil.

Gelling antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, wholesale, retail.