Gene frequency türkçesi Gene frequency nedir

  • Gen frekansı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir populasyonda, belli bir gen lokusundaki özel bir alelin o lokustaki bütün alellerin toplamına oranı. alellik frekansı.

Gene frequency ingilizcede ne demek, Gene frequency nerede nasıl kullanılır?

Gene : Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Gen. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Kalıt.

 

Frequency : Bir dalga deviniminin zaman birimindeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı; (genellikle bu zaman birimi saniye olarak alındığından) saniyedeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı. (bu çevrim, salınım ya da titreşimler, dönem adı verilen eşit zaman aralıklarıyla yinelenme özelliği taşırlar. saniyedeki dönem sayısı, yinelenimdir. yinelenimin sı birimi hertz'dir). bir dalga deviniminde, bu dalganın yayılma hızının, dalganın uzunluğuna bölünmesine eşit sayı. ses dalgasında, bu dalgayı oluşturan titreşimlerin saniyedeki sayısı. Sık sık tekrarlanma. Sıksayı. Çokluk. Sık sık oluş. Dizi. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, gitar, uzay, gramer, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Titreşen bir nesnenin bir saniyedeki titreşim sayısı; bir konuşmada, bir yazıda veya bir yazarın eserinde bazı kelimelerin öteki kelimelere oranla daha çok ya da daha az kullanılması durumu. Belirli bir dalga evresinin saniyede kaç kez geçtiğini veren sayı; titreşim sayısı. Sıklık.

Gene amdahl : Gene myron amdahl (1922 doğumlu). Amdahl şirketi'ni kuran eski ıbm mühendisi. Amerika birleşik devletleri bilgisayar mimarı.

Gene cloning : İstenilen bir genin bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna’nın konak organizma içine aktarılması ve çoğaltılması, dna klonlaması. İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna’nın konak organizma içine aktarılması, dna klonlanması, klonlama. Gen klonlaması. Gen klonlanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna'nın konak organizma içine aktarılması. dna klonlanması.

 

Gene cluster : Gen kümesi. İlgili ya da benzer nükleotit dizisi taşıyan iki ya da daha fazla olan bitişik genler.

Gene code : Gen kodu.

İngilizce Gene frequency Türkçe anlamı, Gene frequency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gene frequency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Salkım ağacı.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Gene frequency synonyms : a protein, a chromosome, abambulacral area, a site, abacus bodies, abductor muscle.